MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.09.2011 tarih ve 2011/25-2011/180 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin uzun yıllardan bu yana... marka, ticaret unvanı ve tanıtım vasıtası ile ticari faaliyette bulunduğunu,... ibareli marka tescil belgelerinin bulunduğunu, davalı şirket ile daha önce aralarında... ibareli markanın kullanımından kaynaklanan itiraz ve davalar olduğunu, hâl böyleyken müvekkilinin 16.03.2009 tarihinde Ö+... ATÖLYE+ŞEKİL ibareli 29, 30, 32, 35 ve 43. sınıf mal ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, davalının... PASTANELERİ ibareli 30. sınıf ürünleri içeren 15.02.1988/102486 ve... ibareli 29 ve 30. sınıf ürünleri içeren 31.12.2003/37778 sayılı markalarına dayanarak başvurunun reddi talebiyle itirazda bulunduğunu, Markalar Dairesi'nin ve nihai olarak ...’nın davalı itirazını kabul ederek müvekkili başvurusunu 30/3. sınıftaki pastacılık ve fırıncılık mamülleri, tatlılar, 30/8. sınıftaki toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri ve 30/10. sınıftaki şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler ve gofretler emtiaları bakımından reddettiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, tanınmışlık ve ayırt edicilik kazanmış olup, önceki markalarının kapsamında bulunan marka tescil başvurusunun bir kısım emtialar yönünden reddine yönelik tesis edilen ...'nın 2010/M-4808 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili; davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili;... ibaresi üzerinde tescil kapsamı bakımından öncelikli hak sahibinin müvekkili olduğunu, davalının Ö+... ATÖLYE+ŞEKİL ibareli marka tescil başvurusunun önceki markalarının aynısı olmadığı gibi müvekkili markalarına tecavüz de oluşturduğunu, davacının kazanılmış hakkının bulunmadığını ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlığın; davacının 2009/12752 sayılı marka tescil başvurusunun, davalı itirazı üzerine 1988/102486 ve 2003/37778 sayılı marka tescil belgeleri nazara alınarak reddi kararının hukuka uygun olup olmadığı noktasında toplandığı,davalının 1988/102486 sayılı markasının kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğü istemiyle açılan davada yapılan yargılama sonunda her ne kadar anılan marka hükümsüz kılınmışsa da hükümsüzlüğün nedeninin kullanmama olduğu,kullanmama nedeniyle hükümsüzlük hâlinde markanın sicilden terkin edildiği anda hükmünü yitirdiği,terkin anına kadar yasaklama yetkisini sahibine sağladığı,davacı başvurusunun reddine ilişkin ... kararının 14.12.2010 tarihinde tesis edildiği, oysa hükümsüzlük yönünde verilen kararın 2011 yılında onandığı,şu hâle göre davalının 1988/102486 sayılı markası davacı başvurusu bakımından redde mesnet alınabilecek kıymette olduğu,davalının redde mesnet alınan 2003/37778 sayılı markasının tescil aşamasında davacı itirazlarına uğradığı ve bir kısım ürün ve hizmetler bakımından reddedildiği, bunun üzerine davacının, başvurunun tescil edilen mallar bakımından hükümsüzlüğü ve ... kararının iptali istemiyle açtığı davada yapılan yargılama sonucunda başvurunun 29/8, 30/4, 30/5, 30/6, 30/12 ve30/14. sınıflar bakımından hükümsüz kılındığı; ancak kararın henüz kesinleşmediği, yargılama konusu başvuru kapsamında olup da reddedilen ürünlerin kısmen davacının 2001/11160 sayılı markasının kapsamında bulunduğu; ancak bu markanın asıl ve ayırt edici unsuru... ibaresinden oluşmakta iken marka tescil başvurusunda ...ibaresi bulunmamakta, başvurudaki asıl unsur... ATÖLYE sözcüklerinden oluşmakta olduğundan anılan markanın 2009/12752 sayılı marka tescil başvurusu için kazanılmış bir hak oluşturamayacağı,davacının 2003/11923 sayılı markasının, hâlen yargılama konusu olduğu ve 2009/12752 sayılı başvuru kapsamında olan mallar bakımından hâlen tescilli olmadığı, oysa seri marka uygulamasından yararlanabilmek için, ortada öteden buyana tescilli ve hükümsüzlüğü sağlanamayacak bir marka bulunması gerektiği,dolayısıyla bu markanın da başvuruya kazanılmış hak oluşturmasının mümkün olmadığı,davacının adına tescilli diğer markalarının da kapsamında 2009/12752 sayılı başvuru kapsamında olup da reddedilen ürünler bulunmadığından seri marka uygulamasından yararlanmak suretiyle de olsa kazanılmış hak oluşturmasının mümkün olmadığı, davacı başvurusu ile redde mesnet alınan 1988/102486 sayılı marka arasında başvuru kapsamında olup, reddedilen ve işbu davada başvuruya katılması talep olunan emtialar yönünden ortalama düzeydeki tüketicilerin yanılgıya düşebilecekleri ve hatta iki markanın idari ve ekonomik olarak birbiriyle bağlantılı firmalara ait bulunduğu yönünde algı edinebilecekleri anlaşıldığından, başvurunun -davalı itirazı üzerine- iltibas nedeniyle reddi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili; kararı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy