MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/09/2013 tarih ve 2013/72-2013/179 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin sütaş tanınmış markası altında süt ve süt ürünleri alanında tanınan bir firma olduğunu, müvekkilinin "..." markasını 29, 30, 31, 32 ve 43. sınıflarda tescili için ...'ye başvurduğunu, başvurularına davalı şirket tarafından "..." markası gerekçe gösterilerek itiraz edildiğini, davalı şirketin itirazı üzerine müvekkili şirketin marka başvurusundan 556 sayılı KHK'nın 8. maddesi uyarınca 29, 30, 31 ve 32. sınıftaki malların çıkarılmasına karar verildiğini, işbu karara karşı da müvekkili şirketin itirazının YİDK tarafından markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b bendi anlamında karıştırılma ihtimali olduğu gerekçesi ile reddedildiğini, verilen kararın hakız olduğunu, taraf markalarının benzemediğini, itiraza konu markanın şekil markası olduğunu, müvekkili başvurusunun ise sözcükten ibaret olduğunu, davalı şirketin markasını tescil taleplerinin reddedildiği sınıflar kapsamında kullanımı, tannmışlığı ve ayırtediciliği bulunmadığını, davalı şirketin kozmetik sektöründe faaliyet gösterdiğini ve markasını da tescilli olduğu 29, 30, 31 ve 32. sınıfta kullanmadığını, iltibas tehlikesi bulunmadığını, müvekkili şirketin tescili talep edilen ... markasının müvekkiline ait tanınmış Sütaş ana markası altında kullanıldığını ileri sürerek, YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, redde mesnet marka ile başvuru konusu işaretin aynı veya benzer sescil ve görsel etkiyi bıraktıkları, her iki markanın aynı tür ürünleri içerdikleri, bir markanın korunmasının kullanım şartına bağlı olmadığı, tüketicilerin bu iki markayı karıştıracağı, kullanım ve tescil önceliğinin davalıya ait olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.