MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/11/2013 tarih ve 2013/312-2013/351 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davasında, taraflar arasında imzalanan 25/03/2010 tarihli hisse satış vaadi ve satış protokolüne göre davalının, davacı şirketin yapacağı ödemelerin %35'ine katılmak zorunda olduğunu, bu itibarla müvekkilinin ödediği 155.000 TL tutarındaki ... kesintisi ile 48.000 TL teminat mektubu giderinin davalı tarafından hissesi oranında karşılanması gerektiğini, davalıya her iki ödeme için de takip başlatılmasına rağmen haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek davalı tarafından yapılan itirazların iptali ile takiplerin devamına ve inkar tazminatına karar verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava konusu protokolün tarafı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, her ne kadar davacı, davalı ile dava dışı ... arasında yapılan protokol hükmüne göre davalıdan alacak talebinde bulunup icra takibi yapmış ise de, davacının dayanak ileri sürdüğü 25/03/2010 tarihli protokolde davacının taraf olmadığı, ayrıca davalı yanın delil olarak sunduğu ve davacı şirket ile 25/03/2010 tarihli protokolde imzası bulunan ve şirket hisselerinin davalı yanca bir kısmının devredildiği anlaşılan ...'ın da imzası olan ibraname başlıklı ve 25/03/2010 tarihli protokolden sonraki tarih olan 12/04/2010 tarihini taşıyan belge içeriğine göre davacının davalıyı ibra ettiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 25,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, temyiz harcı davalıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.