MAHKEMESİ : ... 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.11.2012 tarih ve 2006/506-2012/227 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Japonya'da faaliyet gösteren Newlong Industrial Co. Ltd. adlı şirketin “NLI” markalı ürünlerin satışı ile ilgili olarak müvekkiline Türkiye temsilciliği verdiğini, müvekkilinin mümesillik anlaşması imzalandığını, davalı şirkete ise, “NLI” markalı ürünler için sadece tek satıcılık yetkisi tanındığını, davalının Newlong Industrial Co. Ltd’nin izni olmaksızın haksız ve kötü niyetli olarak markanın tanınmışlığından yararlanarak söz konusu markayı ... nezdinde kendi adına 2005/46065 no ile tescil ettirdiğini, bu tescilden sonra müvekkilinin marka hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle suç duyurusunda bulunduğunu, suç duyurusu neticesinde yapılan arama doğrultusunda el koyma işlemi yapıldığını müvekkilinin prestijinin sarsıldığını ileri sürerek, markanın hükümsüzlüğüne, 20.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile Newlong Industrial Co. Ltd.'nin 25.05.2006 tarihinde mümessillik anlaşması yapıldığını, bu anlaşma ile müvekkilin “NLI” markalı ürünlerin Türkiye'deki tek satıcısı olduğunu, böylece “NLI” markalı ürünlerinin Türkiye’ye ithalinin ve satışının sadece müvekkili tarafından yapılabileceğini, üretici firmanın markanın müvekkili adına tesciline muvaffakat ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, Newlong Industrials Co. Ltd’nin "NLI" markasını davalının Türkiye’de kendi adına tescil ettirmesine onay vermediği, izinsiz olarak marka tescilinin yapıldığı, kötü niyetle marka tescilinin hükümsüzlük sebebi olduğu, davalının markayı kötü niyetle tescil ettirdiği, markanın hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, davalı tarafın usulüne uygun şekilde tescil edilmiş markasını kullanımı ve buna bağlı olarak yasal yollara müracaatı nedeniyle davacı taraf yararına tazminat hakkı doğmayacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı markasının hükümsüzlüğüne, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde
dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflradan ayrı ayrı alınmasına, 15.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy