MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/11/2013 tarih ve 2011/561-2013/975 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı aleyhine 25.2.2009 tarihli, 5.634,50 TL bedelli ve 2.2.2009 tarihli, 3.988,40 TL bedelli faturalara istinaden ilamsız icra takibi başlattığını, davalının haksız ve kötüniyetli itirazı ile takibi durdurduğunu, takip konusu faturaların taraflar arasında akdedilen 28.11.2008 tarihli sözleşmeye istinaden düzenlenmiş olduğunu, sözleşmenin ...'da akdedilmesi nedeniyle davalının yetki itirazını da kabul etmediklerini ileri sürerek, itirazın iptali ile 9.622,90 TL alacağın takip tarihi olan 7.9.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline ve davalı aleyhine alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, taraflar arasında şube müdürlüğü sözleşmesi yapıldığını ancak işlemleri kendisinin takip ettiğini, bir kısım ödemelerin havale yoluyla davacı tarafa gönderdiğini, daha sonra sözleşmenin ağır şartları ve davacı tarafın borçları nedeniyle farklı amaçlarla kendisini kullanma düşüncesinde olduklarını anlayıp, işyerini terkederek memleketine döndüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafçada kabul edilen 28.11.2008 tarihli “Şube Müdürleri Faaliyet Sözleşmesi” ile davalının şube müdürü sıfatıyla kazalarda mağdur ve hak sahibi olan kişiler ile davacı şirket adına ilişkiye geçerek onları talep edilebilecek haklar konusunda bilgilendireceği, işlemlerin takibinde davacıyı temsilci olarak kabul etmesi halinde davacı şirket adına bu kişilerle sözleşme imzalayacağı gibi hükümlerin yanında, sonradan ilave edilen ve davalı tarafça itiraz edilmeyen ek maddelerde hak sahibi adına çıkan tazminatın %20 sinin hizmet bedeli olarak fatura edileceği, KDV çıktıktan sonra kalan rakamın yarısının davalıya ödeneceği konularının düzenlendiği, icra takibine konu işlemler ile ilgili ... Sigorta A.Ş. 'den vekili sıfatı ile davalıya yapılan ödemelerin incelenmesinde; 26.02.2009 tarihinde Huriye Kınık adına 16.550,00 TL, ... adına 2.325,00 TL, 28.05.2009 tarihinde ... adına 6.563,00 TL, 27.05.2009 tarihinde ... adına 3.938,00 TL, 26.02.2009 tarihinde ... adına 9.930,00 TL, ... adına 1.395,00 TL olmak üzere toplam 40.701,00 TL tazminatın davalı tarafından davacı şirket bünyesinde çalıştığı ve/veya çalışmış sayıldığı dönem içerisinde hak sahipleri adına sigorta şirketlerinden tahsil edildiği, buna göre sözleşme hükümleri göz önüne alınarak 40.701,00 TL'nin %20'sinin 8.140,20 TL olup, %18 (1241,73 TL) KDV mahsup edildikten sonra geriye 6.898,47 TL kaldığı, bu miktardan davalıya ait olan 1/2'si olan 3.449,24 TL'nin çıkarılması ile bakiye kalan 4.690,96 TL'nin 28.11.2008 tarihli sözleşme hükümleri uyarınca davalı tarafından davacı şirkete ödenmesi gerekirken ödenmediği, ödemeye ilişkin savunmanın kanıtlanamadığından davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği, davacı tarafça inkar tazminatı talep edilmiş ise de alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirmesi davanın da kısmen kabul edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının ... 4. İcra Müdürlüğü'nün 2010/15324 Esas sayılı takip dosyasındaki itirazının kısmen iptali ile, takibin 4.690,96 TL üzerinden devamına, takibe 21.09.2010 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin ve inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalının bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 241,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 22.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy