MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/09/2013 tarih ve 2013/434-2013/599 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin yetkili olduğu.... A.Ş. tarafından keşide edilen 07.07.2001 tarihli 2.500 TL bedelli ve 30.06.2001 tarihli 2.500 TL bedelli çeklerin karşılıksız iken 29.08.2002 tarihinde alacaklısına ödenerek bankaya iade olunduğunu, ceza mahkemesindeki hükmün müvekkili bilgisi dışında kesinleştiğini, davalı vekiline şikayetten vazgeçmesi için başvurulduğunu ancak 4.000 TL para karşılığında davalı tarafça feragat dilekçesi verildiğini, bu paranın çekler karşılığı olmadığının miktarından belli olduğunu, sonrasında ihtarname keşide edilerek ödenen paranın sebepsiz zenginleşme nedeni ile iadesinin talep olunduğunu, bu şekilde ödemenin mükerrer yapıldığını ileri sürerek 4.000 TL alacağın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; mükerrer ödeme söz konusu olmadığını, çekler bedeli için önceden 1.000 TL ödendiğini bu nedenle çeklerin iade edildiğini, 4.000 TL ödemenin çeklerin kalan karşılığı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak; müşteri tarafından bankaya herhangi bir ihtirazı kayıt dermeyan edilmeksizin iade edilen çeklerin bedelinin, hamil ile keşidecinin anlaşması ve bedelinin hamiline haricen ödenmesi sonucu bankaya iade edildiği aksinin kabülünün hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği değerlendirilmiş bu nedenle bankaya iade edilen çeklerin ödendiği ve bu bağlamda da dava konusu yapılan 4.000 TL'lik ödemenin mükerrer olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabülü ile 4.000 TL'nin ödeme tarihi olan 16/02/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 205,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy