MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 44. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.06.2013 tarih ve 2012/108-2013/171 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankaya devredilen ... A....nin ... Şubesi'ne 21.12.1999 tarihinde 10.795 TL yatırarak vadeli hesap açtığını, paranın henüz vadesi dolmadan BDDK tarafından 21.12.1999 tarihinde bankaya el konulduğunu, bankalara olan güven kötüye kullanılmak suretiyle müvekkiline boş olarak imzalatılan havale talimatı kullanılarak paranın ... hesabına aktarıldığını, esasında ... bankasının paravan olduğunu ve toplanan paranın davalı banka nezdinde tutulduğunu, paranın grup şirketlerine usulsüz kredi vermek suretiyle tüketildiğini, paranın ... bankasından tahsilinin mümkün olmadığını, müvekkilinin zararından davalının sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, 10.795,00 TL'nin 21/12/1999 tarihinden itibaren 3095 SK'nın 2/2 maddesi gereğince işleyecek avans faizi ile davalı taraftan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili; ... bankasından ayrı bir tüzel kişiliği bulunan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu alacak ile ilgili olarak açılan davanın reddedildiğini ve işbu dava yönünden kesin hüküm teşkil ettiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının serbest iradesiyle daha fazla faiz getirisi sağlayan kıyı bankacılığını tercih ettiğini, müvekkili bankanın davacının talebi doğrultusunda havale işlemini yerine getirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının parayı ... A....ye yatırmasında davalı ...'ın devralmış olduğu ... A....nin %100 kusurlu olduğu, davacının hesabı bankaya yatırmasında herhangi bir müterafık bir kusurunda bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.795,00 TL'nin 21/12/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi uyarınca Merkez Bankası'nın kısa vadelere kredilere uyguladığı değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı ve davalı bankanın temyiz isteminin reddine dair ek kararı, davalı ve feri müdahil vekili temyiz etmiştir.
1-Mahkemece 28.11.2013 tarihli ek karar ile davalı bankanın temyiz isteminin reddine karar verilmiş ise de, davalı bankaya karar 05.11.2013 tarihinde Tebligat Kanunu’nun 21'inci maddesi uyarınca tebliğ edilmiştir. Tebliğe ilişkin mazbatadan, davalı adresinin kapalı olması nedeniyle 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesi uyarınca evrakın muhtara tebliğ edildiği, 2 numaralı haber kağıdının muhatabın kapısına yapıştırıldığı, en yakın komşusu/kapıcısı/yöneticisine haber verildiği anlaşılmaktadır. Ancak Tebligat Kanunu'nun 21. ve Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddeleri uyarınca geçerli bir tebligattan söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. tahkik ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna teslim edilmesi, 2 numaralı ihbar fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir. O halde, davalının adreste bulunmama sebebinin araştırılmaması ve buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmaması, haber verilen en yakın komşu, kapıcı veya yöneticinin isim ve imzasının bulunmaması karşısında gerekçeli kararın davalıya usulünce tebliğ edilmediği ve bu durumda da temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü gerekir. Bu halde mahkemece verilen temyiz isteminin reddine dair 28.11.2013 tarihli ek kararın kaldırılmasına ve temyiz incelemesinin yapılmasına karar verilmiştir.
2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 55, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 336. maddesinden kaynaklanmasına, davacının zararının ... A....den tahsil etme olanağının kalmadığı anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine ve bu tarihten itibaren uzamış ceza zamanaşımı dikkate alındığında zamanaşımının gerçekleşmediğine göre davalı banka vekilinin ve fer'i müdahilin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Mahkemece, davacı tarafından ödenen harcın davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de davalı ... A....ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan ... A....nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın ... bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten ... A....nin ... tarafından devir alındıktan sonra en son ... A....ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ... A....ye devredilen ... A....nin eylemlerinden dolayı açılan davada gerek dosya yükümlülüğünü üstlenen ..., gerekse bu bankayı devir alan ... A....nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harç ile sorumlu tutulması doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararının kaldırılmasına (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka ve fer'i müdahil ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı-fer'i müdahil vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün 2 numaralı bendinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “Davalı ... A.Ş. harçtan muaf olduğundan davalının harç ile sorumlu tutulmamasına ve davacı tarafından yatırılan 160,35 TL peşin harcın ve 21,15 TL başvurma harcının karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya iadesine" bendinin hüküm fıkrasına yazılmasına, yine hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin 4 numaralı bendinde yer alan "160,35 TL peşin harç" ibaresinin hükümden çıkarılmasına, aynı bentte yer alan 1.784,35 TL" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "1.624,00 TL" ibaresinin eklenmesine, kararın bu şekilde davalı-fer'i müdahil yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ... A....yi temsilen İng Bank A....ye iadesine, 15.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.