MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/06/2013 tarih ve 2013/71-2013/349 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %33 hisse sahibi ortağı ve eski yönetim kurulu üyesi olduğunu, davalı şirket yönetim kurulu kararı ile şirket taşınmazının satışı yönünde karar alındığını, yönetim kurulunun meşru bir yönetim kurulu olarak iş başına gelmediğini, şirketin mali yapısının ve mal varlığını etkiyecek kararların ortakların %75'nin toplantıya katılmaları ve toplam sermayenin %75'nin olumlu oyunu gerektirdiğini, bu şekilde taşınmazın satışına ilişkin yönetim kurulunun kararının yok hükmünde olması gerektiği aksi halde batıl kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek söz konusu kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket yönetim kurulunca gayrimenkul satışına ilişkin bir yönetim kurulu kararı bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davacı taraf davalı şirketin sahibi olduğu taşınmazların satışına ilişkin yönetim kurulu kararlarının yokluğunu aksi halde batıl olmaları nedeniyle iptalini talep etmiş ise de; davacı şirketin bu yönde aldığı bir yönetim kurulu kararı olmadığı tespit olunmakla davanın konusu olmadığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru değil ise de, davada bu hususun neticeye etkili bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy