MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/09/2012 tarih ve 2012/210-2012/681 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkili tarafından yapımı üstlenilen ...'ye ait ... İli, ... İlçesi'nde konut ve sosyal donatı işi sözleşmesi gereğince davalı nezdinde inşaat bütün riskler sigorta poliçesi yapıldığını, 13.9.2011 tarihinde şantiyede meydana gelen hırsızlık olayı neticesinde elektronik malzeme çalındığını, 19.9.2011 tarihinde müvekkilinin ihbar yükümlüğüne uygun olarak aracı ve müşavir sigorta firmalarına durumu bildirdiğini ve hasar tespiti yapılarak zararın giderilmesini istediğini ancak, müvekkiline herhangi bir cevap verilmediğini, bunun üzerine müvekkilinin hırsızlık olayı neticesinde eksilen, zarar gören imalatların mahkeme aracılığıyla tespitini yaptırdığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 181.583,86 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise; asıl davada dava konusu yapılan miktarı da aşan zararlarının ortaya çıktığını ve asıl davanın açılmasından sonra davalı tarafla sulh görüşmelerine başlandığını, müvekkilinin içinde bulunduğu zor koşulların etkisiyle 29.6.2012 tarihli ibraname/feragatnameyi imzalayarak 100.000 TL karşılığında davalıyı ibra ettiğini, müvekkili tarafından imzalanmakla birlikte işbu belgenin müvekkilinin gerçek iradesini yansıtmadığını zira, müvekkilinin iflas erteleme sürecinde olan borca batık bir şirket olduğunu, belgenin müzayaka halinde imzalandığını ve bu belgenin gerçek iradesini yansıtmadığını noter marifetiyle de kayıt altına alındığını ileri sürerek, 29.6.2012 tarihli ibraname/feragatnamenin BK 21 vd. maddeleri gereğince geçersizliğinin ve makbuz niteliğinde olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, hırsızlık olayının müvekkiline ihbar edilmediğini, zeyilname talebinde de hiçbir hasar gerçekleşmediğine dair ifadelerin yer aldığını, şantiye sahasında gerekli önlemlerin alınmadığını, tazminat miktarının da hatalı ve fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Büyükşehir Belediyesi'nin kuruluş statülerini yeniden belirleyen ve Resmi Gazete'nin 23.7. 2004 gün ve 25531 sayılı nüshasında yayınlanarak yürürlüğe giren 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu'na göre Menemen İlçesi Büyükşehir sınırları içerisine alınmakla, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 23.11.2002 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 14.11.2002 gün 520 sayılı ilke kararı gereğince Büyükşehir Belediye sınırları içinde ticaret davaları ile ilgili yargılama yetkisinin ağır ceza merkezinde kurulu ticaret mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle, bu dosya ve bu dosya ile birleştirilen 2012/840 Esas sayılı dosyasında mahkemenin görevsizliğine, talep halinde dosyanın yetkili ve görevli ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 25.20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına,31/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy