MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/03/2014 tarih ve 2013/231-2014/102 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket tasfiye memuru tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, kurum müfettişlerinin 18/10/2011 tarihli raporuna istinaden kurumla sözleşmeli olarak faaliyet göstermekte iken sözleşmesi 25/10/2010 tarihinde sona eren şirket hakkında özel sağlık hizmeti sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesi'nin 5.1.1 maddesi uyarınca para cezası uygulanması gerektiği, işlemler sırasında tıp merkezinin muhtelif tarihlerde yapılan tebligatların adresten taşındığı şerhi düşülerek iade edildiğini, tebligatların ilgiliye ulaşmaması üzerine ticaret sicil dökümü alındığını, şirketin tasfiye talebinde bulunduğu, tasfiye kararı verildiği, 10/12/2012 tarihli ticaret sicil gazetesinde ise şirketin tasfiyesinin sona erdiği ve ticaret sicilinden kaydının silindiğinin ilan edildiği, teftiş raporuna göre uygulanması gereken 40.000 TL para cezasının tahsil edilebilmesi için şirketin ihyasının gerektiğini ileri sürerek, ... Tic. Ltd. Şti'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tasfiye memuru, tasfiye memuru olarak yürütülen teftiş soruşturmasından haberdar olmasının beklenemeyeceğini, tasfiye işlemlerini gerektiği gibi zamanında yapıldığını, eksik husus bırakılmadığını, şirketin ticaret sicilinden terkini ile tüzel kişiliğinin sona erdiğini, bu tarihten sonra haklara sahip olması veya borçlu olmasının mümkün olmadığım, teftiş raporunun 26/03/2013 tarihinde tebliğ edildiğini, tasfiyenin ise 10/10/2012 tarihinde sona erdiğini, yapılan tebligatın hukuki değerinin olmadığını, davacı idarenin şirketin ihyası davası için kullanabileceği net deliller bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, ... Tic. Ltd. Şti'nin tasfiyeye kararı alarak tasfiye kapanışı yaptığı, şirketin terkin edildiği, davacının bu şirketten alacağı olduğunu iddia ettiği, davacının varsa alacağının tahsili için şirketin ihyası gerektiği, davacının bunda hukuki yararının bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, TTK. 147. maddesi uyarınca ... Tic. Ltd. Şti'nin ek tasfiyesi için yeniden ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne tesciline, bu işlemlerin yapılması için şirketin kapanış tasfiyesini yapan tasfiye memuru ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
Kararı davalı şirket tasfiye memuru temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket tasfiye memurunun tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı şirket tasfiye memurunun bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 31/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.