MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.09.2013 gün ve 2012/94-2013/165 sayılı kararı onayan Daire’nin 25.06.2014 gün ve 2014/726-2014/12095 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, 2009 yılından bu yana taraflar arasında distribütörlük anlaşmaları bulunduğunu, müvekkilinin İngiltere’de kurulu 30 senelik bir şirket olduğunu, tüm dünyada besin intoleransı ve alerji konusunda meşhur ... ile tanındığını, bu test ile parmak ucundan alınan kan ile kişinin hangi gıdalara karşı intoleransı olduğunun tespit edildiğini, bu testin şu an dünyada sadece Yorktest tarafından uygulandığını, davalının müvekkilinin Türkiye’de tek satıcı ve distribütörü olduğunu, sözleşmenin 12. ve 14. maddelerinde belirtildiği gibi davacıya ait markanın ürünlerin üzerinde ve davacının istediği şekilde ve yerde yine davacının yararına olacak şekilde kullanılması gereğini, markadan kaynaklanacak markasal değer ve gelirlerin derhal davacıya devri konusunda anlaştıklarını, temsil edilenin özel yetki vermediği sürece davalı temsilcinin markaları kendi adına tescil ettiremeyeceğini, davalının müvekkiline ait markayı hiçbir yetki, onay, icazet almadan aynı logo ve kelime ile hem şekil hem sözcük markası olarak tescil ettirdiğini, devir için üç milyon Euro talep ettiğini, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, davalının adına tescil ettirdiği 2009 64723 ve 2009 64724 tescil nolu markalarının öncelikle müvekiline devrini, kabul edilmemesi halinde ise davalı adına kayıtlı işbu markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine temyiz talebinin süresinde olmadığı gerekçesi ile temyiz isteminin reddine karar verilmiş; iş bu temyiz isteminin reddine ilişkin kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 15.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy