Taraflar arasında görülen davada Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.04.2012 gün ve 2011/140-2012/436 sayılı kararı bozan Daire’nin 19.09.2013 gün ve 2012/17405-2013/15902 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin hissedarı olduğunu, 30.11.2010 tarihli genel kurul toplantısına usulüne uygun çağrılmadığını, bu nedenle şirketin bilanço, gelir gider hesaplarını inceleme olanağı bulamadığını, yönetim kurulunun ibrasının usulsüz olduğunu, ait oyla yönetim kurulunun ibra edildiğini, bu kişinin yönetim kurulu üyesi ve şirket müdürünün kızı olduğunu, kendisine usulen hisse devredildiğini, genel kurulda kar dağıtımına ilişkin herhangi bir görüşme yapılmadığını ileri sürerek, genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacıya tebligat yapılmadığı hususunun aksinin davalı vekili tarafından dosyaya sunulan posta alındısı belgesiyle ispat edildiği, oylamaya katılan yapılan hisse devrinin muvazaalı olduğu iddia edilmişse de, davacının katıldığı toplantıda hisse devri kararının alındığı, davacının sonradan bunun muvazaalı olduğunu bu davada ileri süremeyeceği, bu hususun ancak ayrı bir dava konusu olabileceği, yönetim kurulu üyeleri aleyhine sorumluluk davası açıldığına ilişkin bilgi ve belge sunulmadığından yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın iptalinin davacı açısından hukuki yarar sağlamayacağı, yapılan oylamada yönetim kurulu üyesi olmayan oyuyla karar alınmasında bir usulsüzlük olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, dava konusu genel kurulun 31.10.2010 tarihinde yapılmış olmasına, 2009 yılına ait bulunmasına, ibra kararı verilen yönetim kurulunda davacının yer almasının ve ibrada oy kullanmada yoksunluğunun mahkemece değerlendirilecek olmasına göre, davalı vekilinin HUMK'nın 440'ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
.../...
-2-
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin karar düzeltme istemlerinin HUMK'nın 442'nci maddesi uyarınca REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 11.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy