MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
VESAYETEN)
Taraflar arasındaki davadan dolayı ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/02/2014 gün ve 2012/78-2014/40 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
HUMK’nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL’yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Bu miktar, 5236 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle HUMK'a eklenen Ek-madde 4'te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında, 2014 yılı için 1.890,00 TL'dir.
Somut olayda, davacı 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 1.546,01 TL'nin davalı tahsiline karar verilmiş olup, kabul edilen miktar, hüküm tarihi itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığından temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davalı vekilinin temyiz istemlerinin mahkeme hükmünün davalı yönünden kesin olması nedeniyle miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, istek halinde aşağıda yazılı 14,80 TL harcın temyiz eden davalıya iadesine, 12/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy