MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/10/2013 gün ve 2012/11-2013/398 sayılı kararı bozan Daire’nin 11/06/2014 gün ve 2014/4426-2014/11101 sayılı kararı aleyhinde asıl ve birleşene davada davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl davada davacılar vekili, müvekkili ...'in "...", "..." "..." ibareli markaların sahibi olduğunu ve ilgili markaları lisans sözleşmesi ile ortağı olduğu diğer davacı şirkete kullandırdığını, davalı adına tescilli "..." ibareli marka ile müvekkilinin anılan markaları arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, markalardaki esas unsurun "..." olduğunu, davacı markalarının tanınmış marka olduğunu, davalının amacının bu tanınmışlıktan yararlanmak olduğunu, davalının ortağı olan dava dışı...'ın uzun yıllar davacı şirkette çalıştığını, davacı şirketten ayrıldıktan sonra davalı şirketi kurup markaları ile benzer olan dava konusu markayı, kötüniyetli olarak, tescil ettirdiklerini ileri sürerek davalı adına tescilli "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne, markanın kullanılmasına ilişkin ve markaya tecavüzün önlenmesine yönelik gerekli tedbirleri içerir ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin "...", "..." "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının "..." ibareli markasıyla benzer olduğunu, iltibas tehlikesinin bulunduğunu, markalarının tanınmış marka olduğunu, davalının tescilinin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise kabulüne dair verilen karar, asıl davada davacılar vekili ile asıl ve birleşen davada davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 11.06.2014 tarihli kararı asıl davada davacılar yararına bozulmuştur.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 09/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy