MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/06/2012 gün ve 2011/637-2012/373 sayılı kararı onayan Daire’nin 24.10.2013 gün ve 2013/1338 - 2013/18797 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 25.04.2008 tarihinde imzalanan elektrik faturalarının tahsilatı konusundaki protokolün 20. maddesi uyarınca davalının müvekkili tarafından talep edilen teminat mektuplarından komisyon ve masraf almamayı kabul ettiğini, ancak 30.06.2008 tarihinden sonra bankanın 5.000.000 YTL’yi aşan teminat mektuplarından protokole rağmen komisyon ve masraf almaya başladığını ileri sürerek, teminat mektuplarına ilişkin olarak alınan toplam 14.910,52 TL’lik komisyon bedelinin işlem tarihleri gözetilerek ayrı ayrı hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında imzalanan protokolün 20. maddesi uyarınca bankanın “imkanlar dahilinde teminat mektuplarını masraf ve komisyonsuz karşılamayı taahhüt ettiğini”, 30.06.2008 tarihi itibariyle banka imkanının 5.000.000,00 TL olduğunun davacıya bildirildiğini, bu miktarı aşan teminat mektuplarından komisyon ve masraf alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabulü ile 14.210,96 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınmasına dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 24.10.2013 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 06.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy