MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/09/2013 gün ve 2013/148-2013/401 sayılı kararı onayan Daire’nin 17/06/2014 gün ve 2014/1119-2014/11670 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı şirketin 08.09.2005 tarihinde kadar ortağı iken bu tarihte ortaklıktan ayrıldığını, 07/05/2009 tarihinde davalı şirket ortakları tarafından alınan karar ile, şirketin tasfiyesine ve tasfiye işlemlerini yürütmek üzere ortak ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiğini, şirketin tasfiye işlemlerinin 21/11/2011 tarihinde sonuçlandığını, vergi inceleme raporu doğrultusunda sahte belgelerin bilerek kullanıldığı iddiası ile tahakkuk ettirilen kurumlar vergisi, vergi ziyai cezası ile gecikme cezasına ilişkin vergi ceza ihbarnamelerinin tasfiye memuru ...'e tebliğ edildiğini, tasfiye memurunun itiraz etmemesi üzerine kesinleşerek, borcun şirket tarafından vadesinde ödenmemesi sebebi ile yıllar önce ortaklıktan ayrılan müvekkili adına anılan borçlar için ödeme emri düzenlendiğini, tasfiye memurunun seçimine dair 07/05/2009 tarihli ortaklar kurulu kararının yoklukla malul olduğunu, kararın altında imzası bulunan ortak...'in karar tarihinde ölü olduğunu ileri sürerek 07.05.2009 tarihli ortaklar kurulu kararının yoklukla malul olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket tasfiye memuru, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 17.06.2014 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 15/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy