MAHKEMESİ : ... 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
VEKİLİ : AV. ...
VEKİLİ : AV. ...
Taraflar arasında görülen davada ... 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/09/2013 tarih ve 2011/113-2013/154 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 155755 marka numarasıyla "EVKUR ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ" markasını tescil ettirdiğini ve bu emtiaların da pazarlamalarını yaptırdıklarını, müvekkilinin Türkiye çapında ... Tic. A.Ş. olarak bilinmekte olduğunu ve Türkiye çapında toplam 43 şubesi olduğunu, ...'den Özel 01667 sayı ile de tanınmış marka olarak koruma altına alındığını, dava konusu "EGUR" ibaresinin müvekkili şirketin emek ve zaman harcayarak tanınmış marka haline getirdiği "EVKUR" markasını okunuş olarak çağrıştırdığını, müvekkil şirketin "EVKUR" ibaresini içeren markalar ile 556 sayılı kanun hükmünde kararnamenin 7/b, 8/b maddeleri uyarınca ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğunu ve iltibasa neden olduğunu iddia ederek davalı şirketin "EGUR" markasının ...'den ve ilgili Ticaret Odası, ilgili Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüklerinden "EGUR" ibaresinin silinmesine ve Türkiye çapındaki tabela, katalog, el ilanlarının toplattırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 2000 yılından bu yana Şırnak'ın Cizre ve Gaziantep'in Şehitkamil ilçelerinde beyaz eşya sektöründe ürettiği dayanıklı tüketim mallarını Irak piyasasına ihraç ettiğini, müvekkilinin iştigal ettiği ticaret ve hizmet sektöründe kullandığı markalardan birinin dava konusu olan 2009/44387 nolu "SUPER EGUR" markası olduğunu, davacının "EVKUR" markası ile beyaz eşya üretimi yapmadığını, müvekkilinin ise beyaz eşya üretip sattığını, davalı markasının davacı markasını çağrıştırmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı ve davalı markaları ayrı ürünler bakımından tescil edilmiş olsa da markalarda kullanılan ibareler arasında iltibas tehlikesi bulunmaması nedeniyle 556 sayılı KHK'nın 7, 8 ve 42. maddeleri uyarınca davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 30/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy