MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Erzurum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04.07.2013 tarih ve 2013/81-2013/671 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların, genel ticari kredi sözleşmesine istinaden kullanılan kredinin bir kısmını ödemediklerini, çekilen ihtarın da sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, şimdilik 7.000 TL kredi alacağının faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, 26.07.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini artırarak 41.062,42 TL'nin tahsilini istemiştir.
Davalı ..., bankanın o dönemdeki müdürünün olayla ilgili yolsuzluğundan dolayı hakkında idari ve cezai tahkikat mevcut olduğunu, açılan davayı kabul etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davaya konu kredi sözleşmesini imzalamadığını, olaydan da haberi olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'un Nakdi Ticari Kredi Kullandırımı dekontlarındaki imzaya itiraz etmediği ve minibüsü davalı bankaya rehinli olarak almadığını ileri sürmediği, bu durumda kredinin bizzat davalı ... tarafından kullanıldığının kabulünün gerekektiği, ticari kredi sözleşmesindeki imzaların davalı ...'in el ürünü olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden açılan davanın reddine, davalı ... yönünden açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı ...Ş. vekili kararı temyiz etmiş ise de ; temyiz dilekçesinin verilme usulü 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)'nın 434. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 365. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 4603 sayılı Kanun'a tabi bankalarca yeniden yapılandırma sürecinde açılmış veya açılacak davalarda yargı harcından muafiyet bulunması
nedeniyle temyiz dilekçesi verildiği tarihte temyiz harcı yatırılmamasında bir usulsüzlük bulunmamaktaysa da, temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedildiğine dair bir kayda rastlanmadığından davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalı ...'un kredi sözleşmesine bağlı olarak bankadan para tahsil ettiği ve satın aldığı aracın da adına tescilli olup, davalı bankaya rehinli olduğunun anlaşılmış olmasına göre, davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ...Ş. vekilinin temyiz isteminin reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, T.C. ... Bankası A.Ş. harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 2.716,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, 15.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Davalı ...
2.804,00 H
88,00 PH
2.716,00 BK
28/04/2014 - B.K.
Full & Egal Universal Law Academy