MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/12/2012 gün ve 2011/441-2012/249 sayılı kararı onayan Daire’nin 01/07/2014 gün ve 2013/6130-2014/12607 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının üretimini yaptığı ürünlerin ambalajlarında müvekkiline ait TSE markasının izinsiz olarak kullanıldığını, bunun müvekkiline ait marka hakkına tecavüz olduğunu ileri sürerek, davalının markaya tecavüzünün tespit ve meni ile 6.500 TL maddi ve 32.500 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin üretimini yaptığı ütülerin ambalajlarında sehven davacıya ait markanın basılı olduğunu, durumun fark edilmesi üzerine bu ambalajların kullanılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı tarafından davacıya ait markanın izinsiz olarak ürettiği ürünlerin ambalajlarında kullanılmasının markaya tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının davacı markasına tecavüzünün tespit ve menine, 6.500 TL maddi ve 5.500 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm karar düzeltme itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce onanmasına ve 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Oysa Dairemiz ilamında duruşmaya katıldığı bildirilen Av. ..., davacı vekilidir. Dolayısıyla, duruşma vekalet ücretinin de davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmesi gereklidir. Bu durum karşısında, davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesine ilişkin bölümlerin Dairemiz ilamından çıkarılmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm karar düzeltme itirazlarının HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 01.07.2014 gün ve 2013/6130 Esas, 2014/12607 Karar sayılı ilamındaki, mürafaada hazır bulunanların tespiti için yapılan yoklamanın sonucunun belirtildiği 1. bendinin 3. ve 4. satırlarında yer alan “davalı vekili Av. ...” ibaresinin kaldırılarak yerine “davacı vekili Av. ...” ibaresinin ve aynı ilamın "sonuç" kısmının 3. satırında yer alan “davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ibarelerinin Dairemiz ilamından çıkarılarak, yerine “davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ibarelerinin eklenmesine, işbu kararın Dairemizin yukarıda tarih ve numarası yazılı ilamının eki sayılmasına, karar düzeltme isteyen davacı harç ve cezadan muaf olduğundan harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 09/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.