MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 39. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/03/2013 gün ve 2011/280-2013/53 sayılı kararı onayan Daire’nin 27/02/2014 gün ve 2013/12323-2014/3675 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, dava konusu emtiaların taşıma sırasında uğrayabileceği rizikolara karşı dava dışı ... Otomotiv San. A.Ş. tarafından müvekkili sigorta şirketi nezdinde sigorta ettirildiğini ve söz konusu malların demir yolu ile taşınması için davalı nakliye şirketi ile anlaşıldığını, taşıma sürecinin sonunda sigortalı motorlardan 8 adetinin hasara uğradığının anlaşıldığını ve tespit edilen 15.428,26 TL hasar bedelinin 18.08.2010 tarihinde sigortalıya ödendiğini belirterek, 15.428,26 TL'nin 18.08.2010 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın haksız olup yüklemenin gönderen tarafından yapıldığı hallerde kayıp ve hasarın yüklemeden doğduğu karinesinin oluştuğunu, bu hasardan taşımacı şirketin sorumlu tutulamayacağını, taşınan emtianın yüklemesinin yurt dışında yapılıp boşaltılmasının da davacının sigortalısı tarafından yapıldığını, hasarın taşıma sebebiyle ve taşıma sırasında oluşmasının imkansız olduğunu, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini müvekkili şirketin gönderici şirket tarafından yüklenen emtiayı denetleme yükümlülüğünün bulunmadığını, CIM'nin ilgili hükümlerine göre sorumluluklarının bulunmadığını, davacının halefi olduğu alıcının dava konusu eşyaları kayıtsız ve şartsız kabul ettiğini, bu nedenle dava hakkını kaybettiğini, parçaların çalınmış veya kaybolduğu iddiasının yersiz olduğunu söz konusu eksikliğin imalat probleminden doğduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez, davalı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 24/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy