MAHKEMESİ: FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/09/2012 gün ve 2010/125-2012/218 sayılı kararı onayan Daire’nin 10/06/2014 gün ve 2013/4026-2014/11037 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait ... markasına özgü yeşil-beyaz logonun dünya çapında 140 aşkın ülkede 2900’den fazla tescille korunduğunu, ... nezdinde 2008 ... 2008 ... ve 2008 ... nolu ...,... SPA ve ... THERMAL SPA ibareli markalarının tescilli olduğunu, logo markalarında müvekkilinin yeşil-beyaz renkli ve alt ve üst kısmı metalik renkteki çizgilerle çerçeveli şekil kullanıldığını, davalının müvekkiline ait ürün ambalajlarına ait renk biçim ve kompozisyonlarla iltibas yaratan ... markalı ürünleri nedeniyle aleyhine ... FSHHM'nde 2009/53 Esas sayılı davayı açtıklarını, bu davanın yargılaması sırasında davalının 2008/... ve 2008/... nolu marka başvurusundan haberdar olduklarını, bu markanın, müvekkiline ait yeşil-beyaz ve çizgili logo şekli ile iltibas ve ambalaj kompozisyonları ile iltibas yarattığını, KHK' nın 8/1-b maddesi gereğince karıştırma ihtimalinin söz konusu olduğunu, markaların aynı ya da benzer olduğunu, hedef tüketici kitlenin ürünlerin birbiriyle karıştıracağını ileri sürerek, davalı adına tescilli 2008/... ve 2008/... sayılı markaların hükümsüzlüğünü, davalının bundan böyle kullanımının önlenmesini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 1878 yılında Midilli Adasında başladığı sabun ve zeytinyağı emtiası üzerindeki ... markalı üretiminin Ayvalık'a taşındıktan sonra da devam ettiğini, davacının müvekkilinin marka tescillerinden sonraki tarihi taşıyan markalara dayanarak hükümsüzlük talep ettiğini, ayrıca taraflara ait markaların birbirinden farklı olduğunu, karıştırma ihtimalinin bulunmadığını, taraflara ait markalarda ilk göze çarpan ve ayırt edici unsurların ... ve ... ibareleri olduğunu, doğadaki renklerin kimsenin tekelinde olamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı tarafın marka tescilleri için yapılan başvuru tarihleri, davalı tarafa ait marka tescil başvuru tarihlerinden daha sonra olduğundan davacı tarafın salt markalara dayanarak KHK'nın 8/1-b maddesi gereğince davalıya ait markaların hükümsüzlüğünü isteme yetkisi bulunmadığı, davacıya ait markada kullanılan yeşil ve beyaz renkler üzerinde davacı tarafa münhasır bir hak tanınmasının mümkün olmadığı, taraflara ait markalardaki asli unsurların "..." ve "..." ibareleri olduğu, karıştırma
ihtimalinin bulunmadığı, davalının tescillerinin kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 10/06/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacılar vekili karar düzeltme isteminde, davalı vekili ise maddi hatanın düzeltilmesi isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK.nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin maddi hata düzeltme istemine gelince; Dairemizin 10.06.2014 gün ve 2013/4026-2014/11037 karar sayılı ilamının birinci paragrafında her ne kadar “ hazır bulunan asıl davada davalı ve birleşen davada davacı vekili Av. ...dinlendikten sonra” şeklinde yazılı ise de bu husus maddi hataya dayalı olmakla belirtilen maddi hatanın düzeltilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm karar düzeltme itirazlarının HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle Dairemizin 10.06.2014 gün ve 2013/4026-2014/11037 karar sayılı ilamında yer alan “hazır bulunan asıl davada davalı ve birleşen davada davacı vekili Av. ... dinlendikten sonra” ibaresinin çıkarılarak yerine “hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ve davalı vekili Av. ... dinlendikten sonra“ ibaresinin konularak maddi hatanın düzeltilmesine, işbu kararın Dairemizin 10.06.2014 gün ve 2013/4026-2014/11037 karar sayılı ilamına eklenmesine, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacılardan alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine, 07/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy