MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/04/2014 tarih ve 2014/198-2014/483 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket tarafından .... poliçesi ile sigortalanan müvekkili şirkete ait seraların yoğun kar yağışı nedeniyle çöktüğünü ve içerisindeki ürünlerin tamamen zarar gördüğünü ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, yasal mevzuat gereği devlet destekli tarım sigortaları poliçelerinden doğan sorumluluğun .... İşletmesi (....) 'ne ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 5363 Sayılı Yasa uyarınca davalı şirket tarafından tanzim edilen sigorta poliçesi .... hesabına akdedilmiş olup tahsil edilen prim ve riskin de ....'ne devredildiği, bu nedenle davalı şirketin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy