MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/03/2012 gün ve 2009/91-2012/135 sayılı kararı bozan Daire’nin 26.06.2014 gün ve 2012/13267-2014/12257 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan nakliye sözleşmesinin müvekkili tarafından feshedildiğini, davalı tarafından söz konusu sözleşmeye dayalı olarak yapılan taşıma işleri nedeniyle taraflar arasında yıllara dayanan bir cari hesap ilişkisinin bulunduğunu, davalının yaptığı taşımalar sırasında sözleşmeye aykırı olarak taşınan araçlara verdiği zarar nedeniyle müvekkilinin alacağının meydana geldiğini, davalının bütün görüşme ve bildirimlere rağmen oluşan alacağı ödemediği gibi yapılan icra takibine karşı da haksız olarak itirazda bulunduğunu ileri sürerek, davalının takibe vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşıyıcı olan müvekkilinin sözleşme devam ettiği sürece görevini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davacının beyanlarının gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddine ve davacının % 40 tazminat ödemesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davalı şirket şoförleri tarafından tutulan ve davalı tarafça itiraz edilmeyen hasar tutanakları baz alınarak davanın kısmen kabulü ile davalının takibe yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 13.853,76 Euro asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte devamına, alacak likit olmadığından davacının % 40 icra inkar tazminatı istemi ile davalının reddedilen kısım yönünden kötü niyet tazminatı isteminin reddine dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 26/06/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 21.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy