MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/10/2013 tarih ve 2010/283-2013/453 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müteveffa ...'ın 22.10.2000 tanzim tarihli 40.000 TL bono nedeniyle dava dışı Lütfi Tekeli'ye borçlu olduğunu, bu senedin Lütfi Tekeli tarafından müvekkilleri miras bırakanına ciro edildiğini, senedin vadesinde ödenmediğini, icra takibi aşamasında ... mirasçılarının senet altındaki imzaya itiraz ettiklerini, takibin iptal edildiğini ileri sürerek, 57.800 TL'nin 15.11.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, takibe konu bononun sahte olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yapılan bilirkişi incelemeleri neticesinde kambiyo senedi altındaki imzanın muris ...'a ait olup olmadığının kesin olarak belirlenemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 11.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.