ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/01/2014 tarih ve 2011/296-2014/37 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı gemi adamının müvekkili şirketin işlettiği ... isimli gemide görev yaptığını, davalı gemi adamının tüm hak ve alacaklarının ödenmesine rağmen ücret vs. alacağının ödenmediğini belirterek icra takibi başlattığını, icra takibi ile ilgili açılan menfi tespit davasında 20.030,00 TL teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verildiğini belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının %40 tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında icra dosyasına yatırılan teminattan davalıya ödeme yapıldığını belirterek davaya istirdat davası olarak devam edilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin gemide çalıştığı süreye ilişkin alacaklarının ödenmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hakkında yapılan takibe itiraz etmediği ve açtığı davada da borcun miktarına ilişkin bir muaraza yaratmadığı, buna göre takip tarihi itibariyle takip alacaklısı davalının alacağının 11.656,00 USD olduğunun benimsenmesi gerektiği, davalıya icra takibinden önce toplam 5.676,00 USD ödendiğinin sabit olduğu ancak, davalı gemi adamına elden 2.500,00 USD ödediğinin ispat edilemediği, buna göre takip tarihi itibariyle davalı alacağının 5.980,00 USD olduğu, 09.05.2011 tarihinde icra kasasından davalıya 19.037,30 TL ödendiği, davalının ödeme tarihi itibariyle alacağı olan 10.326,72 TL'nin indirilmesi suretiyle davacının 8.710,58 TL tutarında borçlu olmadığı bir parayı ödediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının borçlu olmadığı halde ödediği 8.710,58 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy