MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/02/2014 tarih ve 2011/293-2014/35 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalı .... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/11/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ..., davalı ... Vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin ...'da faaliyet gösteren şirkete gönderilmek üzere davalı ...'den domates satın aldığını, anılan davalının talebi üzerine taşıma işini de üstlendiğini ve diğer davalı aracılığıyla taşıma işinin gerçekleştirildiğini, müvekkilinin satıcı şirkete mal bedeli olarak toplam 55.919,06 TL ve taşıma ücreti olarak da 3.200 EURO ödediğini, malların ambalajlanarak yüklenmesinin davalı satıcı şirketin ağır davranması nedeni ile geciktiğini, malların önceden varılan anlaşmaya göre 8 Haziran'da yola çıkarılması gerekirken 10 Haziran 2006'da 2 gün gecikmeli olarak yola çıkarılabildiğini, malların teslim yerine ulaştırıldığı 19.06.2006 tarihinde araçların açılarak muayene edilmesi sonucunda tamamen bozulduklarının anlaşıldığını, alıcı firma yetkililerinin bu hali ile malları kabul etmemeleri nedeni ile bedellerinin müvekkili şirkete ödenmediğini, yazılı sözleşme gereği malların yola çıkarıldığı 10.06.2006 tarihinden itibaren 5-6 gün içerisinde varış noktalarına ulaştırılıp teslim edilmeleri gerekirken 19.06.2006 tarihinde teslim edilmiş olmasının davalı satıcı şirket ile taşıyıcı şirketin kusurunu açıkca gösterdiğini, müvekkili şirketin uygun olmayan şartlarda yapılan nakliyeden dolayı zararının 09.06.2006 tarihinde peşin olarak ödemiş olduğu 55.611,04 TL ile mahrum kaldığı kar tutarı olan 12.182,04 TL toplamı 67.793,08 TL olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 15.000,00 TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı .... vekili, müvekkilinin anlaşmaya uygun şekilde 09.06.2006 tarihinde ambalajlanmış domatesleri diğer davalıya teslim ettiğini, dava konusu malların bozulmasının nedeninin nakliyenin uzun sürmesinden kaynaklandığını, bu uzamada davacı şirketin belirli bir gümrük adresi vermemesinin etkili olduğunu savunarak, davanın reddini savunmuştur.
Davalı .... vekili, müvekkil şirketin varma yerine geç ulaşılmasından dolayı sorumlu tutulamayacağını, zira sorumlu bir taşıyıcı olarak hareket ederek malları öngörülen 6 günlük süre içerisinde varma yerine ulaştırmak için her türlü özeni gösterdiğini ancak taşımadan önce gerekli gümrük yerinin belirlenmemiş olması, gümrük vergilerinin ödenmemiş bulunması ve gümrük yerinin davacı tarafça sürekli değiştirilmesi nedeniyle malın varma yerine 19.06.2006 tarihinde teslim edildiğini, taşıma esnasında soğutucuların herhangi bir aksaklığa uğramadan çalıştırıldığını, zararın gönderenin talimatlarından kaynaklanan geç teslimden doğduğunu, yükün sovtaj değerinin belirtilen zarardan düşülmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı taşıyıcının kusursuz olduğunu kanıtlayamadığı, dolayısıyla her iki davalının da zarardan sorumlu oldukları, bir an için davacı tarafın davalı taşıyıcıya taşıma sırasında bir kısım talimatlar verdiği kabul edilse bile bu talimatların yükün zamanında yerine ulaştırılması çabasına yönelik olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı .... vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, her ne kadar sovtaj bedelinin davacıya ödenip ödenmediği araştırılmadan davacının uğradığı zarar miktarı belirlenmiş ise de işbu davada 15.000 TL'nin tahsili istenilmiş olup her halükarda tespit edilen zararın, talep edilen miktarın üzerinde olması karşısında davacının gerçek zararının, ileride açılacak bir davada değerlendirilmesinin tabii bulunmasına göre davacı vekili ile mümeyyiz davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ile mümeyyiz davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin mümeyyiz davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 742,35 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...den alınmasına, 24/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy