MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/12/2013 gün ve 2012/46-2013/445 sayılı kararı bozan Daire’nin 25/06/2014 gün ve 2014/6528-2014/12143 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... ... Şubesi'nin mudisi olduğunu, davalı bankanın personeli...' ün suistimalleri sonucunda mudilerin hesaplarının boşaltılması hakkında soruşturma başlatıldığını ve müvekkilinin de bunun akabinde hesabını kontrol ettiğinde 04.01.2010 tarihinde yatırdığı 7.530 TL'nin ve Mart ayı içerisinde yatırdığı 3.000 TL'nin hesabında olmadığını gördüğünü, ayrıca müvekkilinin sahip olduğu artı para kredisinden de banka personelince usulsüzce çekilen meblağın cebri icra tehdidi ile 1.135 TL olarak müvekkilinden tahsil edildiğini, söz konusu olayın aslında bankaya hesabına para yatırmaya giden müvekkilinin, banka veznesinde görevli...' e hesabına yatırmak üzere parayı vermesi ve karşılığında boş dekontu imzalaması gerektiğinin söylenmesi sonucu gerçekleştiğini, müvekkilinin hesabına yatırmak için verdiği parayı banka personelinin kandırarak imzalattığı dekontu kullanarak zimmetine geçirdiğini, davalıya müracaat edilmesine rağmen paranın ödenmediğini, açıklanan durum ile Yargıtay kararları ışığında davalı bankanın gerek BK' nın 99/11 özel hükmü, gerekse adam çalıştıran niteliğini haiz olduğu ve bu nedenle de kusursuz sorumlu olup müvekkilinin oluşan zararını karşılama yükümlülüğünün söz konusu olduğunu ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 11.665 TL'nin kısa vadeli ticari kredilere uygulanan en yüksek avans faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez, davalı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 24/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy