ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.04.2014 tarih ve 2013/148-2014/154 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 18/10/2012 tarihinde davacı banka şubesine gelerek işlem yaptığı devamında ise üçüncü kişi olan banka müşterisi ...'in gelip vadeli mevduat hesabı açarak 2.500,00 TL para yatırdığını, ancak banka çalışanının hatası sebebi ile ... tarafından yatırılan 2.500,00 TL'nin davalı ...'ın hesabına yatırıldığı, durumun anlaşılmasından sonra davalıdan bu paranın talep edildiğini ancak ödenmediğini belirterek 2.500 TL'nin 28.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve toplanan delillere göre, davanın kabulüne, 2500 TL'nin 28/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Anayasanın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da Yargıtay incelemesi sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir. Somut olayda, mahkemece yukarıda anılan hükümler nazara alınmadan ve gerekçesi açıklanmadan hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle, davalının temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, bozma sebep ve şekline göre davalının sair temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy