MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
VEKİLİ : AV. ...
VEKİLİ : AV ...
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/03/2013 tarih ve 2012/334-2013/119 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin iş yaptığı kişi ve kurumlara teminat olarak vermiş olduğu teminat mektuplarının bir kısmının davalı bankadan temin ettiği, örneklerinin davalı bankaya verildiğini, söz konusu teminat mektuplarının süresiz olup borçlar kanunu, hükümleri uyarınca on yıllık genel zaman aşımı süresine tabi olduklarını, tanzim tarihinden itibaren 10 yıllık süre içerisinde, tazmininin talep edilmediği, bu mektupların zaman aşımına uğradığını, bu hususun davalı bankaya bildirildiğini ve bloke edilen mevduatın serbest bırakılmasının istendiğini, davalı banka yönetiminin taleplerini 10 yıllık zamanaşımı süresinin tazmin talebinden itibaren işlemeye başlayacağını belirterek taleplerinin kabul edilmediğini ileri sürerek, teminat mektuplarının iptaline ve davanın banka tarafından teminat mektubu karşılığından tutulan 15.054,76 TL'nin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, teminat mektuplarının iptal edilebilmesi için gerekli olan on yıllık zaman aşımı süresinini mektupların tazmin talebi tarihinden itibaren başlayacağını, on yıllık zaman aşımı süresinin henüz dolmadığını ileri sürmüş ve davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu teminat mektuplarının süreli olmadığı, vadesiz teminat mektuplarında zamanaşımının, muhatabın alacağının muaccel olduğu anda başlayacağı ve zamanaşımı süresinin de 10 yıl olduğu, sözleşmenin yapıldığı anda borcun henüz muaccel değil, müeccel olduğu, çünkü teminat mektubunun verildiği anda, bankanın ödeme yapıp yapmayacağı, yapacaksa borcun miktarının henüz belli olmadığı, dolayısıyla riskin gerçekleşmesinden sonra bankadan ödeme talebinde bulunulmasıyla borcun muaccel hale geleceği, bu sebeple de zamanaşımı süresinin başlangıcının borcun muaccel olduğu an olduğu, Yani, teminat mektubu ile güvence altına alınan riskin gerçekleşmesi ve muhatabın ödeme talebinde bulunmasıyla zamanaşımının işlemeye başlayacağı, somut olayda davacı vekilinin işin tamamlandığını ancak işçi alacakları nedeniyle ibralaşılmadığını bildirdiğini, bu nedenle teminat mektubundan kaynaklı alacağın henüz muaccel olmadığı, zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy