MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/07/2013 tarih ve 2012/106-2013/148 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalıdan alacağı olduğunu ve davalının müvekkiline, keşidecisi .... Yayıncılık Şti olan 5.300.00 YTL'lik çeki ciro ederek verdiğini, çekin .... İcra Müdürlüğü'nün 2006/9838 E. sayılı takip dosyası ile icraya konulduğunu, ancak çekte cirosu bulunan davalıya sehven ödeme emri gönderilmediğini, bu nedenle takibin bugüne kadar infaz edilemediğini, bunun üzerine davalı/borçlu için 9.137,49 TL'nin tahsili için Ankara 23. İcra Dairesi'nin 2007/13756 E. sayılı dosyası üzerinden ödeme emri gönderildiğini, itiraz üzerine .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/93 Esasına kayıtlı olarak açılan itirazın iptali davasında verilen kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2009/10101 Esas, 2010/5700 sayılı kararı ile bozulduğunu, .... Asliye Ticaret Mahkemesince bozma kararına uyularak 2010/595 Esas, 2010/602 karar sayılı kararı ile takibin yetkili icra dairesinden açılmadığından dolayı talebin reddedildiğini, bunun üzerine takip dosyasının.... İcra Müdürlüğü'ne gönderildiğini, davalının itirazı üzerine takibin semeresiz kaldığını, açıklanan nedenlerle, davalının.... İcra Dairesi'nin 2011/1931 E. sayılı takip dosyasına itirazının iptaline, %60 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiş ve yargılama sırasında talebini ıslah ederek 5300 TL'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, .... İcra Müdürlüğü'nün 2006/9838 sayılı dosyasından yapılan hak iddiasına karşı zaman aşımı definde bulunulduğunu, davaya konu çekle ilgili olarak 6 aylık zaman aşımı süresi içinde müvekkiline bildirimde bulunulmadığını, müvekkilinin alacaklı olduğunu iddia eden şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, takip dosyasında ödeme emri gönderi1mediğini, çek tarihinden uzun zaman sonra davalıya bildirimde bulunması ve ödeme emri gönderilmesi nedeniyle çek keşidecisine karşı çekten dolayı rücu hakkını yitirdiğini, çek keşidecisinin ticari faaliyetine devam etmemesi nedeniyle müvekkilinin rücu edebileceği muhatap bulunmadığını, ayrıca davacının çeki tahsil edemediğini kanıtlaması ve çekin davalıya iade edilmesi gerektiğini, davacının çeki uhdesinde tuttuğunu, ayrıca icra takibi yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,davacının kambiyo taahhüdü niteliğini haiz çekten dolayı davalıya karşı açtığı ve ıslahla alacak davasına dönüştürdüğü davada çekin de yazılı delil başlangıcı niteliği taşıdığı, davalının bu çeki borcuna mahsuben verdiğinin defter kayıtlarından anlaşıldığı, taraflar arasında bir ticari ilişkinin bulunduğunun belirlendiği, bu hususların yazılı delil başlangıcı olan çek ile birlikte değerlendirildiğinde davacının davasını ispatladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 271,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy