MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17/06/2014 tarih ve 2013/553-2014/227 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesabından 31.10.2008 tarihinde 39.500,00 TL'nin 11.11.2008 tarihinde 40.000 TL'nin bilgisi ve rızası olmaksızın çekilerek diğer davalıya ödeme yapıldığını ileri sürerek, müvekkiline ait 79.500,00 TL'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının işlemlerini talimatla gerçekleştirdiğini, genelde ödemelerin diğer davalıya yapıldığını, davacının iddiaya konu işlemlerin gerçekleştirildiği tarihlerden sonra da işlemler yaptığını, iddiaya konu bankacılık işlemlerinden haberdar olduğunun kabulü gerektiği, davacının uzun süre yapılan işlemlere sessiz kaldığını, bu surette yapılan işlemleri benimsediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davacının çekilen paralardan haberdar olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde alınan bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının interaktif bankacılık işlemi yaparken haberdar dava konusu bankacılık işlemlerinin davacının bilgisi dışında yapıldığının mümkün görülmediği, davacının yapılmış olan işlemlere icazet verdiğinin kabûlü gerektiği, davacının TMK'nın 2 maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına uygun hareket etmediği gerekçesiyle, davalı banka yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden ise, temyiz talebinde bulunmadığı ve önceki kararın kesinleştiği gerekçesiyle, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre,davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.