MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/02/2013 tarih ve 2011/361-2013/40 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin bir müddet yönetim kurulu üyeliği ve icra kurulu üyeliği yaptığını, yönetim kurulu üyesi iken şartlar gerektirmediği ve ayrı bir iş yapılmadığı halde, haksız gelir elde etme maksatlı olarak müzakerelere iştirak edilmemesi başlıklı .... 332 maddesi hükümlerine aykırı olarak kurulan icra kurulu üyeliğine seçildiğini ve buradan haksız ücret aldığını, icra kurulunun yaptığı işlerin yönetim kurulu tarafından yerine getirilebilecek işler olduğunu, ayrıca bir icra kurulunu gerektirmediğini, .... 332. maddesine aykırı olarak .... 319. maddesinin tanıdığı hakkı kötüye kullandığını, bu nedenlerle haksız ödemelerin derhal iadesinin istenildiğini, ancak bir ödeme yapılmadığını, 31.03.2011 tarihli genel kurulda da bahsi geçen ödemeler nedeni ile yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmemesine karar verildiğini, davalının haksız aldığı 32.784,74 TL nin tahsili istemi ile ... 6.İcra Müdürlüğü'nün 2011/2587 sayılı dosyası ile yapılan ilamsız icra takibine davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, ileri sürerek haksız ve kötü niyetli olarak davalı tarafından yapılan itirazın iptaline % 40 kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin görevi gereği yapılan ödemelerin mevzuata uygun olduğunu, savunarak davanın reddini istemiş ve davacının %20' den az olmamak üzere kötüniyet tazminatını ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin ana sözleşmesinin değiştirilen 9. maddesi ile yönetim kurulunun 46 numaralı kararı hüküm ifade ettiği sürece, denetim kurulunun takdirine bağlı olarak icra kurulu oluşturulması ve üyelerine ücret ödenmesi ana sözleşmeye aykırılık teşkil etmeyeceği, yine ana sözleşmenin 9. maddesinin uygulanması nedeniyle 6762 sayılı ...'nın 332. maddesine aykırılıktan da söz edilemeyeceği, icra kurulu tek bir işleme imza atarak onaylamış olsa da dahi sorumluluğun kendilerine ait olması nedeniyle ücrete hak kazanacağı, çünkü ücretin dayanağı ana sözleşme değişikliği ve yönetim kurulu kararı olduğu, bunlar iptal edilmediği sürece bunlara dayanılarak yapılan uygulamaların yerinde olup olmadığının denetimi mahkemeye ait olamayacağı, zira mahkemenin böyle bir değerlendirmesi şirket genel kurulunun veya yönetim kurulunun yerine geçmek olacağı, davalının icra kurulu üyesi sıfatı ve sorumluluğu nedeniyle ücret alması yasaya, şirket ana sözleşmesine, hayatın olağan akışına ve genel uygulamalara uygun olduğu, gerekçesi ile davanın reddine, davacının takipte kötü niyetli olduğunun ispatına yönelik delil bulunmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy