MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/06/2013 tarih ve 2012/587-2013/199 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı...'nın davalı şirketten 26/08/2011 tarihinde satın almış olduğu araç için, ... ile müvekkili banka arasında 26/08/2011 tarihli 39.300 TL bedelli ve 36 ay vadeli bireysel kredi sözleşmesi imzalandığını, kullandırılan kredi miktarından gerekli masraflar düşüldükten sonra geri kalan 38.350 TL kredi tutarının ekte sunulan ve davalı firma tarafından imzalanmış bulunan 11/04/2011 tarihli Rehin Tesisinden önce yapılan ödemeye ilişkin taahhütnameye istinaden ve davalı firmanın talimatına istinaden davalı firmanın hesabına ödendiğini, dava dışı...'nın kredi geri ödemelerinde temerrüde düşmesi neticesi kat ihtarnamesi keşide edildiğini, kredi ödemelerinde sorun yaşanması ile birlikte trafik kayıtlarında yapılan kontrolde davalı şirket tarafından taahhütname gereği yapılması gereken araç üzerinde rehin tesis edilmesi işleminin yapılmadığının anlaşıldığını, buna göre davalı firmanın imzalayarak müvekkili şirkete verdiği taahhütnameye aykırı davrandığını, davalı firmanın taahhüdüne aykırı hareket etmesi ve müvekkili bankanın bundan zarar görmesi nedeni ile davalı firmaya ihtarname keşide edildiğini, kullandırılan kredinin teminatsız hale gelmesi nedeni ile 29/06/2012 tarihi itibari ile 35.807,42 TL'nin defaten ödenmesinin ihtar edildiğini ancak davalının cevabi ihtarnamesi ile rehin tesis edilmemesi işleminden sorumlu olmadıkları ve belirtilen tutarı ödemeyeceklerinin bildirildiğini, son olarak kredinin %18 faiz oranı ile kullandırıldığını, %30 fazlası ile %23,40 temerrüd faiz oranının davalı firma için de geçerli olacağını, kullandırılan taşıt kredisi çerçevesinde tesis edilmesi gereken rehin işleminin yapılmaması nedeni ile kredinin teminatsız kaldığını, müşterinin krediyi ödemede temerrüde düştüğünü ileri sürerek davanın kabulü ile 29/06/2012 tarihli ihtarname ile tespit edilen 35.807,42 TL müvekkili banka alacağının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek %23,40 faiz ve BSMV ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, müvekkilinin rehin tesis işlemini ikmal etmesinin hukuken ve fiilen mümkün olmadığını, rehin işleminin Emniyet Müdürlüğü Trafik tescil şube müdürlüğü tarafından tesis edebileceğini, müvekkilinin sadece rehin tesisi için gerekli işlemi yani fatura üzerine bu yönde gerekli kaydı düşülerek, davacı yanın ASBİS uygulaması kapsamında aldığı referans numarasının fatura üzerine işlendiğini, bu durumda müvekkilinin yükümlülüğünü yerine getirdiğini, burada kusurun trafik tescil müdürlüğüne ait olduğunu, İç İşleri Bakanlığı'nın ve asıl kredi borçlusu...'nın davaya husumet yöneltilmesi gerektiğini, müvekkilinin kredinin ödenmemesinde sorumlu olmadığını savunarak davnın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı bankanın, davalı firmanın dava dışı...'ya sattığı araç nedeniyle kullandırılan kredi tutarından 38.350,00 TL'sini davalı firma hesabına havale etmek suretiyle ödediği, davalı firma tarafından verilen taahhütname ile banka tarafından alınacak teminatların ve taşıt üzerine konulacak rehin işlemlerinin tamamlanmasını beklemeksizin, faturanın ibrazı mukabilinde fatura tutarının kredi alanın havale talimatı ile ödenmesi halinde, talep edilen teminatların derhal sağlanması ve en geç 5 gün içeresinde, taşıt üzerinde banka lehine rehin veya benzeri kaydın tescil ettirilmesi garanti edilmiş olup, bu işlemlerin kısmen veya tamamen banka aleyhine sonuç doğurabilecek şekilde yerine getirmedikleri taktirde, bankaca kredi tahsisi nedeniyle ödenen tutarı tüm fer'ileriyle birlikte ilk talep üzerine hiçbir itiraz ve def'i ileri sürmeksizin ödeme anına kadar işleyecek faizi ile birlikte nakden ve def'aten ödemeyi kayıtsız şartsız ve geri dönülmek olarak kabul ve taahhüt ettikleri, bu şekilde verilen taahhütnamelerin hukuki mahiyet itibariyle bir Garanti Sözleşmesi niteliğinde olduğu, bu itibarla davalı tarafından verilen taahhütnamenin de bir garanti sözleşmesi mahiyetinde sayılması gerektiği, davalı firma tarafından, taahhüt edildiği şekilde araç üzerinde rehin işlemi yapılmasını takip ve kontrol etmediği ve bu şekilde bankanın kredisinin maddi teminat eksikliğine yol açmış olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 31.700,74 TL'nin dava tarihinden itibaren %23,40 TL temerrüd faizi, BSMV ile birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca 1.829,38 TL işlemiş faizin de davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı taraf harçdan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 1.717,45 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 06.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy