MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/09/2013 gün ve 2013/418-2013/475 sayılı kararı onayan Daire’nin 10/09/2014 gün ve 2014/326-2014/13491 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili asıl ve birleşen davada, davacı ...'ın ... Dış Ticaret Ltd. Şti'nin ortağı olduğunu, 24/12/2010 tarihli ihtarname ile şirketin olağanüstü ortaklar genel kurul toplantısının 31/12/2010 tarihinde yapılacağının bildirildiğini, ihtarnamenin davacılara 30/12/2010 tarihinde tebliğ edildiğini, olağanüstü ortaklar genel kurul toplantısından 03/01/2011 günü haberdar olduklarını, TTK'nın 538/4. maddesi uyarınca toplantının ve gündemin en az 5 gün önceden ortaklara bildirilmesi gerektiğini, yapılan toplantının usulsüz olduğunu ileri sürerek davalı şirketin 31/12/2010 tarihli olağanüstü ortaklar genel kurul toplantısında alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalılar vekili, davanın ortaklık tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerektiğini savunarak davanın husumetten reddini istemiştir.
Birleşen davada davalı şirket vekili, toplantıya çağrının usule uygun olduğunu, çağrı ihtaratının postaya 24/12/2010 tarihinde verildiğini, toplantı ve karar nisabının sağlandığını, toplantıya katılmayanların karara herhangi bir etkisinin olmayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, pasif husumet yokluğundan reddine karar verilen asıl
davanın bozma ilamı ile kesinleştiği, birleşen ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/3 Esas sayılı dava dosyası yönünden davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Asıl ve birleşen dava, limited şirket genel kurul toplantısının iptali istemine ilişkin olup, asıl davanın reddine dair verilen karar taraflarca temyiz edilmediğinden kesinleşmiş, birleşen davada verilen karar ise Dairemizin ilamıyla onanmıştır. Her ne kadar ... ve ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuş ise de, adı geçen kişiler ilama konu birleşen davada taraf olmadıklarından karar düzeltme dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı ... vekilinin karar düzeltme isteminin incelenmesine gelince; Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı ... vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteklerinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle ... ve ... vekilinin karar düzeltme dilekçesinin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı ... vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacılar ... ve ...'a iadesine, alınmadığı anlaşılan 57,60 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacı ...'dan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 27/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.