MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/10/2013 tarih ve 2012/318-2013/507 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka ve davalı ... vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL'nin altında bulunduğundan 6100 Sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ...'ye devrinden önce ... A.Ş'nin ... Şubesi'ne 07/10/1999 tarihinde 9.000,00 TL parasını %83 faizle 3 ay vadeli olarak yatırdığını, paraya karşılık havale makbuzu ve banka cüzdanı verildiğini, 22/10/1999 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile ... Bank A.Ş'nin ...'ye devredildiğini, banka yönetiminin ... tarafından yapıldığını, ... yönetim kurulunun 26/01/2001 gün ve 7 sayılı kararı ile davalı bankanın ... A.Ş. bünyesinde tüm aktifi ve pasifiyle birleştirildiğini, daha sonra ... Bank A.Ş'nin 07/12/2001 tarihli olağan üstü genel kurul kararı ile, ... A.Ş'nin tüm hak alacak borç ve yükümlülükleriyle tüzel kişiliği sona ermek suretiyle geçmişteki borçlardan da ...'nin sorumlu olması kaydıyla ... A.Ş. Tarafından devralındığını, ... Bank A.Ş'nin daha sonra bütün aktifi ve pasifi ile birlikte ...ye satıldığını, müvekkilinin söz konusu parasını bankaya yatırdığı sırada banka memurları tarafından K.K.T.C'de kurulan dava dışı ... ... Bank Ltd. Şti. adlı paravan bankanın kredi şubeleri olduğunu, bu şubenin yüksek faiz verdiğini belirterek sanki bu bankaya havale yapılıyormuş gibi talimat imzalatılarak ... logolu yanıltıcı biçimde tanzim edilen hesap cüzdanı verildiğini, bu bankanın devlet güvencesinde olup olmadığı hakkında kesin bir bilgi verilmediği gibi aksine yanıltıcı bir biçimde sanki bu şubenin bankalarının şubesi olduğu izlenimini verdiklerini, söz konusu bankanın yöneticileri ve hissedarları hakkında bankaya el konulduktan sonra soruşturma açıldığını ve soruşturma sonucunda ... 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2005/102 Esas-2005/100 Karar ilamı ile ceza aldıklarını ve bu ilamın Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19/10/2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiğini, bu kararda esas alınan bilirkişi raporlarında ... ve ... yöneticilerinin bankayı vasıta kılmak suretiyle müvekkili gibi off shore hesabı açtıran 4204 kişiyi dolandırdıkları ve bu yatan paraların Kıbrıs’taki banka ve şirkete gitmediği paraların Türkiye’de kalarak paravan şirketlere kredi kullandırılarak dolandırıcılık yaptıklarının sabit olduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin bankaya yatırmış olduğu 9.000,00 TL'nin 07/10/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 1/2 maddesi gereğince T.C. ... Bankasının avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş. ve ... vekilleri ile fer'i müdahil ... vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile 9.000,00 TL alacağın 16.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka ve davalı ... vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacıya ait mevduatın davacının talimatı ile ... bankasına gönderilmesi nedeniyle davada taraflar arasında mevduat ilişkisinin bulunmaması ve bu itibarla da davada Bankacılık Kanunu'nun 10. maddesinin uygulanmasının mümkün olmamasına göre mahkemenin zamanaşımı def'inin reddine ilişkin gerekçesi yerinde değil ise de; davalı banka yöneticisi ve çalışanlarının ceza mahkemesi ilamı ile sabit olduğu üzere bankayı vasıta kılarak mevduat sahiplerini dolandırdıklarının anlaşılması ve davacının zararının ... bankasından alacağını tahsil edememesi nedeniyle gerçekleşmiş olmasına göre, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davalı ... vekili cevap dilekçesinde davanın idari yargıda görülmesi gerektiğinden bahisle görev yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiş, davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde davalının ... Bank A.Ş’yi aktif ve pasifiyle devraldığını bu nedenle alacak davası açtıklarını ve adli yargının görevli olduğunu ileri sürmüş olup, iddianın ileri sürülüş şekline göre işbu davada davalı ... yönünden idari yargı görevli ise de, ... Bank A.Ş. yönetimine 22/12/1999’da ... tarafından el konulmuş ve bankanın yönetimi ...’ye devredilmiş ve daha sonra banka ... A.Ş. ile birleştirilmiştir. ... ile ... Bank arasında imzalanan 09/08/2001 tarihli hisse devir sözleşmesi kapsamında ... A.Ş’nin hisseleri ... Bank A.Ş’ye satılarak, 11/02/2002’de ... A.Ş. devren ... Bank A.Ş. bünyesinde birleştirilmiş, 07/07/2008’de ... Bank A.Ş’nin unvanı ... Bank olarak değiştirilmiştir. Eski ... Bank A.Ş’nin tüzel kişiliği ... Bank A.Ş. bünyesinde devam etmekte olup, gerek paranın yatırıldığı gerekse havale edilen bankanın tüzel kişiliği farklı olduğundan davalı ... aleyhine husumet yöneltilemeyeceğinden davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı ... yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 12/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy