MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08/10/2013 tarih ve 2013/76-2013/135 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2007 46866 sayılı ''...''' ibareli marka başvurusuna müvekkiline ait tanınmış 2005/29151 sayılı ''...''' ibareli marka gerekçe gösterilerek itiraz edilmiş ise de, itirazın ... YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, davalı marka başvurusunun müvekkiline ait marka ile iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, markaların aynı sınıftaki emtiaları kapsadığını ileri sürerek, YİDK kararının iptaline, tescili halinde davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmadığını, davacı markasının tanınmış marka olarak değerlendirilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, taraf markalarının işitsel, görsel, anlamsal olarak farklı olduğunu, iltibas tehlikesi bulunmadığını, davacı markasının tanınmış marka olarak kabul edilemeyeceğini, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı kapsamında yapılan yargılama neticesinde; ortalama tüketici kitlesinin söz konusu sözcükleri Türkçe olarak okuyacakları, davalı markasındaki "E" harfinin markada baskın şekilde yer aldığı, markaların özellikle sescil olarak oldukça ayrıştıkları, markalar arasında karıştırılma ihtimaline yol açacak ölçüde bir benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 20/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.