MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/04/2009 tarih ve 2006/530-2009/109 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli tescilli markaları bulunduğunu, davalı şirketin "..." ibareli marka başvurudaki "..." ibaresinin müvekkili tarafından meşhur ve maruf hale getirildiği ve müvekkili markalarının ayırt edici unsuruyla aynı olduğu gerekçesiyle ...'e yaptıkları itirazlarının reddedildiğini belirterek, ... ...'nın 2006-M-2176 sayılı kararının iptaline, 2005/02108 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davalı markasına bütün olarak bakıldığında davacı markasından farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili markasının esas unsurunun "..." kelimesi olduğunu, markaların işitsel ve görsel olarak farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı başvurusu anlam, okunuş, görünüm, ve genel intiba olarak, davacı markaları ile KHK'nın 8/1-b bendi anlamında benzer olduğu, davacı markaları ile davalı başvurusunun aynı sınıftaki mal ve hizmetleri kapsadığı, davalı başvurusunun açıkça kötü niyetli bir başvuru olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, ... kararının iptaline, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu markanın hüküm verildikten sonra devredilmiş olmasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 08/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy