MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/06/2014 tarih ve 2009/38-2014/109 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kurumun, davalı ile Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu ve 5846 sayılı FSEK hükümleri çerçevesinde 02.08.2004 tarihinde yaptığı üç adet lisans sözleşmesi ile 21 adet yerli filmin yurt içi ve yurt dışı gösterim hakkını 148.680,00 TL ödemek suretiyle satın aldığını, söz konusu filmlerin yapımcısı ve eser sahibi olduğu iddiasıyla ...Film sahibi ... tarafından ... aleyhine, ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nde açılan tazminat yargılaması sonucu eser sahipliği ihtilaflı olduğu anlaşılan davalı...’dan alınan söz konusu filmlerin müvekkili kurum tarafından gösterime sunulamaması sebebiyle kurumun zararının doğduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye FSEK hükümlerine riayet edilmediğini belirterek, davalı şirketten söz konusu filmler karşılığı (KDV dâhil) ödenen 148.680,00 TL anapara alacağının, 02.08.2004 tarihinden 31.01.2009 tarihine kadar (tarafların tacir olmaları nedeniyle) uygulanan 186.981,00 TL banka reeskont faizi ile birlikte 335.661,00 TL toplam alacağın tahsil tarihine kadar banka reeskont faizi ile birlikte tahsiline, FSEK çerçevesinde mali haklara sahip olmayıp, ihtilaflı olmasına rağmen müvekkili kuruma satılan filmlerin yurt içi ve yurt dışı gösterime sunulamaması nedeniyle taraflar arasındaki lisans sözleşmesinin 15. madde hükmü gereğince ortaya çıkan zarar ve ziyanın tahsiline ve lisans sözleşmelerinin 9 ve 18/6 madde hükümleri delaletiyle FSEK 68. madde kapsamında 3 kat fazla bedelin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının sözleşme konusu filmleri gösterime sunamadığına ilişkin iddiaların yerinde olmadığını, söz konusu filmlerin gösterimlerinin gerçekleşmiş olduğunu, davacının iddialarının haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı TRT (lisans alan) ve davalı şirket (lisans veren) arasında 02.08.2004 tarihinde imzalanan sözleşmenin "Lisans sözleşmesi" başlığını taşıdığı; sözleşmenin konusunun liste halinde belirlenen bir kısım filmlerin yurtiçi gösterim hakkının lisans alana devrine ilişkin bulunduğu; sözleşme hükümlerine bakıldığında, 18.6. madde ile yetkisiz olduğu halde devir işlemini gerçekleştiren ...’a sorumluluk yüklendiği; aynı şekilde 9. maddede “Lisans Veren, bu sözleşmenin her hangi bir hükmüne aykırı davranması halinde sözleşme bedelinin 3 katı meblağı kabul ve taahhüt eder.” hükmü uyarınca belirlenen tazminatın üç katının lisans verenden talep edilebileceğinin
belirlendiği; tüm bu nedenlere FSEK'nın 54. maddesi hükmü uyarınca davalının lisans sözleşmesinden kaynaklanan bir kısım yükümlülüğü yerine getirmediği; tazminat sorumluluğunun olduğu, gösterimi yapılan filmler karşılığını oluşturan meblağ düşülmek suretiyle istenebilecek tazminatın KDV dahil edilmeksizin 40.600,00 TL olarak hesaplandığı, her ne kadar davacı yan bu meblağın sözleşmenin 9, 15 ve 18.6 maddeleri ile FSEK 68. maddeye dayalı olarak üç katını talep etmiş ise de; somut olayda davacı mali haklarına bir tecavüzden bahsedilemeyeceğine göre sözleşme 15 ve FSEK'nın 68. maddesi uyarınca üçkat tazminata hükmedilemeyeceği; asıl hak sahibi veya sahiplerince davacıya bir talep yöneltildiği iddia ve kanıtlanamamış olduğundan olayda sözleşmenin 18.6 maddenin uygulama yeri bulunmadığı; yine davacı 818 sayılı BK'nın 158. maddesi uyarınca ifa yerine geçen cezai şartı talep etmediğinden ve hem kısmi ifayı kabul, hemde cezai şartı birlikte talep edemeyeceğinden sözleşmenin 9. maddesindeki cezai şartın da talep olunamayacağı, davacının davalıyı dava dilekçesiyle birlikte temerrüde düşürdüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, belirlenen 40.600,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 5846 sayılı FSEK'in 53. maddesi uyarınca, davalının uyuşmazlık konusu sinema eserleri hakkında hakkın mevcudiyetini tekeffül etmiş olmasına, davacının ödediği bedeli istemesi nedeniyle sözleşmeden dönüldüğünün anlaşılması karşısında ifaya ekli ceza koşulunun istenilemeyecek bulunmasına ve dava konusu olan sinema eserlerinden 17 tanesi üzerindeki hak sahipliğinin dava dışı şahsa ait olduğu hususunun kesinleşmiş mahkeme kararı ile belirlenmiş olmasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, TRT kanalında yayınlanan filmler nedeniyle taraflar arasındaki sözleşme kapsamında belirlenen bedelden mahsubuna ilşkin yapılan hesaplamada 23.000+18.000-2.400=40.600 TL şeklinde sonuca ulaşılmış ise de, bu hesaplamanın doğruluğu mahkemece denetlenmeksizin ve hesap şekli açıklattırılmaksızın raporda belirtilen 40.600 TL bedelin iadesine şeklinde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 23/05/2008 tarih 343/129 sayılı kesinleşen kararı ile söz konusu karara konu olan sinema eserleri içerisinde bulunmayan “...” isimli filmle ilgili olarak davalının hak sahipliği bulunmadığına dair herhangi bir delil bulunmadığı halde, anılan filmin de iadesi gereken bedel kapsamındaki hesaba dahil edilerek tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Taraflar arasındaki 02/08/2004 tarihli yayın sözleşmelerine konu filmler ile ilgili bedelin KDV dahil ödendiği anlaşıldığına göre, mahkemece; sözleşmenin sona ermesi halinde iadesi gereken bedelin de ödenen KDV'si ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken bu istemin reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 15/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.