MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/09/2014 tarih ve 2014/612-2014/196 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin ... A.Ş.... şubesine 12.660 TL mevduatını 11.11.1999 tarihinde vadeli olarak yatırdığını, henüz paranın vadesi gelmeden banka yönetimine el konulduğunu, parasının ... Bank Ltd.e aktarılmış olduğunu ve halen kendisine bir ödeme yapılmadığını, banka yöneticilerinin dolandırıcılık niteliğindeki etlemleri nedeniyle yargılanıp ceza aldığını, paravan şirketler üzerinden topladığı paraları aktarark tükettiklerini ileri sürerek 12.660,00TLnın 11.11.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Bank A....vekili; zamanaşımı, husumet itirazlarında bulunmuş, hisse devir sözleşmesinden önceki işlemlerden kaynaklanabilecek borçlardan TMSFnin sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İhbar olunan ... vekili; husumet, derdestlik, dava şartı eksikliği, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazalrında bulunmuş, davanın esastan reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; .... ile ... L farklı şirketler olduğu, aralarında organik bağ bulunmadığı, offhore bankasına davacının havale talebiyle gönderilen paranın ... A.Ş. den dolayısıyla ... A....den istenemeyeceği, davacı tarafın dayanabileceği tüm hukuksal nedenlerin özellikle haksız fiil, sebepsiz zenginleşme ve hile iddiaları için zamanaşımının dolmuş olduğu, uzamış ceza zamanaşımının uygulanamayacağı gerekçeleriyle zamanaşımı ve husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, .... aracı kılınarak ...Ltd. Şti.'ne yatırılan vadeli mevduatın faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece haksız fiile dayalı tazminat davası olarak nitelendirilmiş ve yazılı gerekçelerle davanın zamanaşımı ve husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Oysa, Dairemizin yerleşik uygulaması çerçevesinde davalı tarafın sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararının parasını ... bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle zamanaşımı süresinin ilke olarak bu tarihten başlayacağının kabulü ile davalı vekilinin zamanaşımı def'inin bu kapsamda değerlendirilmesi gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirmeye dayalı ve isabetli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde zamanaşımı nedeniyle davanın reddine dair hüküm kurulması doğru görülmemiş (Y.11.H.D. 2013/13669e. 2014/2953k.; Y.11.H.D. 2013/8859e. 2014/14689k.; Y. 11. H.D. 2014/3689e. 2014/10358k.); ayrıca ihbar olunanların davada taraf olmadığı ve haklarında hüküm kurulamayacağı gözetilmeksizin ihbar olunanlar ... ve ... yönünden husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.