Taraflar arasında görülen davadaverilen 20/09/2011 gün ve 2010/77-2011/200 sayılı kararı onayan Daire’nin 21.10.2013 gün ve 2012/5606 - 2013/18311 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ibareli markasının başvuru konusu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler için tescili amacıyla kapsar şekilde nezdinde yaptığı başvurunun, tarafından bir kısım markalar mesnet gösterilerek kısmen reddedildiğini, yaptıkları itirazın da kısmen reddine karar verildiğini, davacının marka başvurusu ile kısmi redde mesnet markaların gerek görsel ve düşünsel, gerek fonetik ve gerekse alfabetik olarak iltibasa mahal vermeyecek derecede farklı olduğunu, müvekkilinin tescilli markasına ibaresinin eklenmesi ve şekil unsuru ile birleştirilmesi suretiyle oluşturulan ibaresinin özgün karakterde olduğunu, markaların bütün olarak değerlendirildiğinde de davacının tescil başvuru markasının ayırt ediciliğe sahip olduğunu, davacının “” markasının uzun yıllardan beri gerek davalı Enstitü nezdinde gerek nezdinde ve gerekse dünyanın diğer bir çok ülkesinde ulusal ve uluslararası tescilli olduğunu, söz konusu tescillerle davacının ” markası üzerinde öncelikli ve üstün hakkının bulunduğunu, davacının marka tescil başvurusunun aynı zamanda markasının serisi niteliği taşıdığı, müvekkilinin marka tescil başvurularının da davaya konu markasının seri marka olduğunu ortaya koyduğunu, davacının ve markalarının dünya çapında sektörünü aşan bir tanınmışlığa sahip olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin marka tescil başvurusunun kısmen reddine dair daval 09.02.2010 tarihli ve 2010-M-387 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 09.02.2011 tarih 2010-M-387 sayılı kararının 16,35,36. sınıf yönünden iptaline, 6 ve 9. sınıflar tarafından iade edilmiş olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21/10/2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
.../...
-2-
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak gelir kaydedilmesine, 13.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy