MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/11/2012 gün ve 2011/172-2012/552 sayılı kararı onayan Daire’nin 09/05/2014 gün ve 2013-3422-2014/8876 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki uyarınca cari ekstrede borçlu olarak görünen davalı hakkında öngörülen taşıma işlerini gerçekleştirmemiş olmasından dolayı fazladan yapılan avans ödemeleri nedeniyle 19.069 USD miktarlı cari hesap ekstresine dayanarak ilamsız takip yapıldığını, davalının takibe haksız yere itiraz ettiğini, müvekkilinin Rusya’ya ihraç ettiği malların davalı tarafından taşınırken davalının kusuru ile mala ve araca el konulması üzerine bunları kurtarmak için müvekkilinden 20.000 USD borç talep ettiğini, davalıya sehven iki defa 20.000 USD ödeme yapıldığını, davalının 20.000 USD’yi iade etmesine rağmen borç olarak aldığı 20.000 USD’yi ödemediğini ileri sürerek, itirazının iptalini, alacağının %40'ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kusurundan kaynaklanan nedenlerle Ukrayna Gümrük Makamları tarafından mala ve araca el konulduğunu, davacının talebinin bu nedenle haksız olduğunu, 18.12.2007 tarihli protokol uyarınca da davacının öncelikle protokolde kararlaştırılan parsiyel taşımaların ifasını talep ederek müvekkili temerrüde düşürmesi gerektiğini, BK’nın 62. maddesi uyarınca da davacının ödemeyi hataen yaptığını ispat etmedikçe talepte bulunamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında taşıma ilişkisi bulunduğu, davalı şirketin 18/07/2007 tarihli protokol başlıklı belge uyarınca davacıdan 20.00 USD talep ettiği, davacı hesabından 26.12.2007 tarihinde 2 kez davalı hesabına 20.000 USD gönderildiği, davalı şirketin fazla gönderilen 20.000 USD’yi ertesi gün davacı şirkete iade ettiği, diğer 20.000 USD’nin ödenmediği, alınan bu para karşılığında taşıma hizmeti de verilmediği, iade edilen 20.000 USD’den sonra davacı kayıtlarındaki cari hesap bakiyesinin 31.12.2007 tarihinde 20.000 USD karşılığı 23.492.00 TL olduğu, bu miktardan davalı cari hesabından kalan alacak bakiyesinin mahsubu sonucu davacı firmanın davalı firmadan 22.209,66 TL alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının davacı defter ve kayıtları ile örtüştüğü, aradaki farkın davalı firmanın 31/12/2007 tarihindeki kur değerlendirilmesinden kaynaklandığı, takip tarihi itibariyle taraflar arasındaki cari hesap dikkate alındığında davacının 19,069 USD alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının
itirazının kısmen iptaline, takibin 28.134,40 TL üzerinden devamına, alacak likit olduğundan hükmolunan alacağın takdiren %40’ı (11.253,76 TL) oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, koşulları oluşmadığından davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin reddine dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 09.05.2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 17/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.