Taraflar arasında görülen davada verilen 31.12.2010 gün ve 2010/2-2010/374 sayılı kararı onayan Daire’nin 18.09.2013 gün ve sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin ” unsurlu marka başvurusuna müvekkilinin “” unsurlu markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın nihai olarak tarafından reddedildiğini, dava konusu marka ile davacının markalarının benzediğini, başvuru tescil talebinin kabulü halinde davalı şirketin markasının itibar ve tanınmışlığından faydalanarak haksız kazanç sağlayabileceğini ileri sürerek, ilgili kararının iptaline, davalı şirket başvurusu tescil edilmişse markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin 15 yıla yakın bir süredir su sektöründe bulunduğunu, 1999 tarihli 99/001982 başvuru nolu ve 2000/16070 tescil nolu 2002 tescil tarihli “” ibareli tescilli markaların sahibi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalıya ait başvurunun davacıya ait tescilli markalarla benzer olduğu, davalının marka başvurusunda yer alan ürünlerle davacının markalarının tescil listesinde yer alan ürünlerin aynı/benzer olduğu, böylece 556 sayılı KHK’nın 8/1-b hükmü anlamında iltibas riskinin bulunduğu, dava konusu marka başvurusu bakımından davalının “maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar” ürünleri bakımından müktesep hakkının bulunduğu, davacı markalarının tanınmış olup olmamasının somut olayda bir etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile kararının “biralar, bira yapımında kullanılan preparatlar, sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar, tonikler” ürünleri yönünden iptaline, davalı şirket adına tescilli “” markasının anılan ürünler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine dair verilen taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 18.09.2013 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
.../...
-2-
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak gelir kaydedilmesine, 13.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy