MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/05/2013 tarih ve 2012/280-2013/79 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalıların oluşturduğu adi ortaklık arasında 1.2.2010 tarihli bayilik sözleşmesi düzenlenmiş olduğunu, davalıların sözleşmeye aykırı davranarak sisteme yatırılan faturaları zamanında sisteme işlemediklerini, bu nedenle müşterilerin elektrik ve doğalgazlarının kesildiğini, online işlem yapması gerekirken yapılmaması nedeniyle online yapılması gereken işlemlerin müvekkilince manuel olarak yerine getirildiğini, davalıların sözleşmeye aykırı davranışları üzerine müvekkilinin ihtar keşide ederek sözleşmeye uygun hareket edilmesini istediğini buna karşın sözleşme hükümlerine uyulmaması nedeniyle sözleşmenin müvekkilince haklı olarak feshedildiğini belirterek müvekkilinin akde uygun davranılacağı inancıyla yapmış olduğu harcamaların müvekkiline iade edilmesini, müvekkilince davalıya ödenen 10.750,00 TL’nın akdin feshi tarihinden itibaren en yüksek ticari faizi ile birlikte tahsilini, 1.000,00 TL yoksun kalınan karın akdin feshi tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; iddia, savunmalar ve dosya kapsamına göre, 556 sayılı KHK'da markanın kullanılması ile ilgili davalar belirlenmiş olduğu, dava konusunun mahiyeti itibariyle iki tarafa borç yükleyen sınallagmatik sözleşmeden kaynaklanan bir alacak-borç ilişkisi sonucunda sözleşme hükümleri gereğince hizmetin verilmesi nedeniyle sözleşmenin feshi ve feshe dayalı uğranılan zararının tazmini ile ilgili olduğu, uygulanacak hukukun TTK ve Borçlar Kanunu, görevli Mahkemenin ise Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine ve görevsizliğe karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 19.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy