MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01/10/2013 tarih ve 2013/118-2013/127 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ...'ye karşı açtığı asıl davada müvekkilinin 15.10.2004 tarihinde devraldığı "..." markası ile temizlik ürünleri üretip sattığını, davalı şirketin müvekkilinin markası ile aynı sınıf emtiaları içeren "S..." ibareli marka için tescil başvurusunda bulunduğunu, başvuruya yaptıkları itirazın ... YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa markalar arasında bağlantı kurulması ve benzer markaların karıştırılması ihtimalinin yüksek olduğunu ileri sürerek, ... YİDK kararının iptalini talep etmiş, davalı şirkete karşı açtığı birleşen davanın "S..." markasının tescil işleminin iptali istemiyle açıldığını belirtmiştir.
Davalı ... vekili, markaların benzemediğini, karıştırılmaları ihtimali bulunmadığını, YİDK kararının yerinde olduğunu savunmuştur.
Davalı şirket vekili, "..." ibaresinin 3. sınıftaki emtia ile ilgili olarak cins ve vasıf bildirdiğini, ayırt edici niteliğinin bulunmadığını, anlamsal ve görsel farklılıkları nedeniyle markaların karıştırılmalarına yol açacak derecede benzer olmadıklarını, birleşen davanın netice-i talep kısmında markalarının hükümsüzlüğünün talep edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, markaların tescil kapsamındaki malların aynı ve benzer olduğu gibi işaretlerin de görsel, kavramsal ve genel izlenim olarak benzer bulundukları, orta düzey tüketicilerin bu markaları en azından bağlantı kurmak suretiyle karıştırmaları ihtimalinin mevcut olduğu, davalı başvurunun hükümsüzlüğü yönünde bir istem bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulü ile ... YİDK'nın 21.07.2009 tarih ve 2009-M-3258 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davalıdan alınmasına, 08.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.