Taraflar arasında görülen davada verilen 26/04/2011 gün ve 2009/137-2011/83 sayılı kararı onayan Daire’nin 11.10.2013 gün ve 2013/600 - 2013/18178 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin ibaresini marka olarak tescili için yaptığı başvuruya müvekkili tarafından itiraz edildiğini, ancak davalı idare tarafından itirazın nihai olarak reddedildiğini, oysa davalı şirkete ait başvurunun müvekkiline ait tanınmış markalar ile iltibasa neden olacak şekilde benzer olduğunu ileri sürerek, kararının iptalini, markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalıekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak gelir kaydedilmesine, 11.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy