Taraflar arasında görülen davada verilen 13/09/2012 gün ve 2012/17-2012/144 sayılı kararı onayan Daire’nin 23/09/2013 gün ve 2012/18439-2013/16348 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından getirilerek muhafazası için müvekkilinin tersanesine bırakılan 01.05.2006 tarihinden 31.12.2011 tarihine kadar müvekkiline ait tersanede kaldığını, halen kalmaya devam ettiğini, müvekkilinin yaptığı bekçilik ve muhafaza işleri için davalıya toplam tutarı 4.940.364,00 USD olan 6 adet faturanın düzenlendiğini, davalının bu faturalara itiraz etmediğini, gemi üzerinde üçüncü kişilerce konulmuş 351 adet haciz/takyidat bulunduğunu, adet dosyası üzerinden satış işlemlerinin de başladığını, satış işlemlerinin sonuçlanması halinde alacaklarının tahsil kabiliyetinin kalmayacağını ileri sürerek, TTK'nın 1235/1 ve 1241'inci maddeleri gereği 4.940.364,00 USD tutarındaki gemi alacaklısı hakkının tanınmasıyla gemi sicil kaydı üzerine kanuni rehin hakkı tanındığına dair şerh konulmasını talep ve dava etmiş; ıslah dilekçesi ile de 4.940.364,00 USD alacaklarının gemi alacaklısı hakkını veren TTK'nın 1235/1 maddesi uyarınca "bekçilik ve muhafaza masrafı" olarak kabulünü, TTK'nın 1247. maddesinde derecelendirildiği gibi rüçhan hakkı tanınmasını, gemi sicil kaydı üzerinde bu surette kanuni rehin şerhi konulmasını talep etmiştir.
Davalı, bir savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, geminin davacıya ait tersanede bekleme nedeninin dosya içeriğinden anlaşılamadığı, gemi hakkında icra takipleri var ise de cebri icra ile satışının söz konusu olmadığı, muhafaza ve bekçilik giderlerinin geminin cebri icra yoluyla satılması halinde gemi alacaklısı hakkı verdiği, bunun dışındaki geminin bekçilik ve muhafaza giderlerinin kanuni rehin hakkı bahşetmediği, TTK'nın 1247. maddesinin kanuni rehin hakkının kendi içerisinde derecelerini belirttiği, kanuni rehin hakkının dayanağı olan gemi alacaklısı haklarından TTK'nın 1235/1. maddesinde düzenlenen geminin cebri icra ile satılması halinde oluşan bekçilik ve muhafaza giderlerinin bu maddede belirtilen diğer alacaklara karşı rüçhan hakkı verdiğini düzenlediği, dolayısı ile gemi alacaklısı hakkı ve kanuni rehin hakkı olmayan bir alacağın TTK 1247. maddesi kapsamında rüçhanlı alacak olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 23.09.2013 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
.../...
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini
Full & Egal Universal Law Academy