Taraflar arasında görülen davada verilen 19/09/2012 gün ve 2011/232-2012/459 sayılı kararı onayan Daire’nin 11/09/2013 gün ve 2013/2058-2013/15430 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı, davalı şirketle 01/08/1998 tarihinde imzalanan sözleşme gereği 1 yıl süreyle davalı şirketin serbest muhasebeci mali muşaviri olarak çalıştığını, çalıştığı bu dönemde şirket müdürünün şirket ortağı olan davalı ...'in olduğunu, daha sonra 13/10/1998 tarih, 1998/04 ve 15/10/1998 tarih, 1998/06 sayılı ortaklar kurulu kararlarıyla şirket müdürü olarak atandığını öğrendiğini, ancak bu kararlarda bulunan imzaların sahte olduğunu, davalı şirket müdürü olmadığını ileri sürerek anılan ortaklar kurulu kararlarının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacı tarafından yevmiye numaralı imza sirkülerinde13.10.1998 tarih ve yevmiye numaralı imza beyannamesinde, 13.10.1998 tarihli yoklama fişinde, sunulan 01.03.1999 tarihli resen terk yazısında, borçların yapılandırılmasına ilişkin yazılan 18.04.2011 tarihli yazıda şirket müdürü sıfatıyla imzalarının bulunduğu, davacının mesleğinin lduğu da gözetildiğinde yapılan bu işlemlerin niteliğini bilmediğini iddia edemeyeceği, şirket müdürü sıfatıyla birçok belgeyi imzalayan davacının sonradan 13.10.1998 tarihli ortaklar kurulu kararındaki imzaların sahte olduğunu, kendisinin şirket müdürü olduğunu bilmediği iddiasının MK 2 maddesi anlamında hakkın kötüye kullanılması olduğu, bu nedenle davacının sahtelik iddiasının yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacının temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacı, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
.../...
-2-
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak gelir kaydedilmesine, 18/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy