Taraflar arasında görülen davada verilen 24/09/2013 tarih ve 2011/285-2013/462 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili; müvekkillerinin davalı şirketin %40 hissesine sahip yurt dışında yaşayan ortakları olduğunu, şirketin yönetim kurulunun 2003 yılı genel kurulunda yönetici seçildiklerini, ancak bu güne kadar genel kurulun toplanmadığını, yönetim kurulunun yetkisi olmamasına rağmen şirketin tüm mal varlığını 17.01.2006 tarih ve 20 sayılı kararı ile şirketi'ne satıldığını, 26.01.2006 tarih ve 21 sayılı karar ile de bu fabrika ve demirbaşlarını aylık 500,00 TL bedelle satıcı firmaya anında kiralandığını, üretim ve kazanç elde ettiğini, bu karar üzerine müvekkillerinin usulüne uygun olarak ortakları olağanüstü genel kurul toplantısına davet ettiklerini ve 02.05.2011 tarihinde genel kurul toplantısı yapıldığını, 17.01.2006 tarih 20 sayılı yönetim kurulu kararı görüşüldüğünü, netice olarak satış kararındaki 400.000,00 TL bedelin komik olduğunu, 17/01/2006 tarih 20 sayılı yönetim kurulu kararının reddedildiğini, yapılan oylama sonunda yapılan satış işleminin kabul edilmediğini ileri sürerek yönetim kurulunun 17/01/2006 tarih 20 sayılı satış kararının iptaline karar verilmesini, iyi niyetli alıcıların ve ortakların mağduriyetinin önlenmesi yönünde tensiple birlikte iptali istenen karara konu olan pafta no: 13 parsel no: 561'de kayıtlı taşınmazın kayıtları üzerine tedbir kararı konulmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacılar tarafından daha önce aynı yönetim kurulu kararının iptali için açılan davanın reddedilmiş olması ve bu kararın da Yargıtay incelemesinden geçerek onaylanmasına rağmen mevcut dava dosyamızda da aynı davacılar tarafından aynı davalıya karşı aynı yönetim kurulu kararının iptali istemi ile tekrar dava açılmakla HMK 303. Maddesi gereğince dava konuları aynı olan dava sebepleri aynı olan ve tarafları aynı olan bir konuda yeniden mevcut dava dosyasını açtıkları, bu durumda mevcut dava dosyasındaki davanın dava şartı olan kesin hüküm nedeni ile reddi gerekeceği gibi; ancak yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitinin talep edilebileceği,
mevcut dava dosyasında da davacıların taleplerinin yönetim kurulunun 17/01/2006 tarih ve 20 sayılı kararının yok hükmünde olduğunun tespiti talebi olarak değerlendirilmiş ancak bu durumda da iptali istenen 17/01/2006 tarih ve 20 sayılı yönetim kurulu kararına istinaden 18/01/2006 tarihinde söz konusu taşınmazın devrinin gerçekleştiği ve işlemin tamamlandığı, artık yönetim kurulu kararının iptalinin bir sonuç vermeyeceği dolayısıyla davacıların bu yönetim kurulu kararının iptalini istemekte hukuki yararı bulunmadığı, hukuki yararın ise dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 17/01/2006 tarih ve 20 sayılı yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkin olarak daha önce açılan ve neticelenen davanın sonucunun kesin hüküm niteliğinde olmasına göre davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunanhükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 17/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy