MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 43. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 06/11/2013 tarih ve 2013/128-2013/263 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar ... vekili ve ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2002, 2003 ve 2004 faaliyet yıllarına ilişkin olarak yapılan incelemede 235,78 TL kasa açığı bulunduğunu, grup şirketi ... A.Ş'ye aktarılan 249.750,10 TL paranın tahsil edilmediğini, müvekkili şirketin eski yöneticileri olan davalıların şirket kaynaklarını ticari teamüllere aykırı bir şekilde ve basiretsiz davranmaları sonucu grup içi şirketlere, değersiz aktiflere ve çeşitli masraf unsurlarına yönelik kullanmaları nedeniyle şirketi zarara uğrattıklarını, denetim kurulu üyeleri olan davalıların da kanunun kendilerine yüklediği kontrol ve uyarı görevini yerine getirmediklerini, şirketi zarara uğratan yöneticilerin ve üzerlerine düşen denetim görevini yerine getirmeyen denetçilerin oluşan zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 TL zararın meydana geldiği tarihten itibaren faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında talebini ıslah ederek 249.061,72 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ... Tandoğan ile davalı ... vekili usul ve esastan davanın reddini istemişlerdir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca mahkemenin tedbir kararına rağmen usulsüz işlemlerle dava dışı şirkete para aktarılmasından davalı yönetim kurulu üyelerinin sorumlu oldukları, denetçilerin de kanun ve ana sözleşme ile kendilerine yüklenen vazifeleri yapmamalarında kusursuz olduklarını ispat etmedikçe zarardan sorumlu oldukları, şirkete el konulması aşamasında kasa sayımı yapılmadığı, kasada ne kadar para bulunduğunun, paranın ne zaman kaybolduğunun veya kasaya girip girmediğinin davacı yanca ispatlanamadığı, bu bedel bakımından davalıların sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 248.825,94 TL’nin 21.11.2003 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ... vekili ve ... temyiz etmiştir.
1- Her ne kadar mümeyyiz davalıların adli yardım taleplerinin incelenmesi işinin 6100 sayılı HMK'nın 336/3 bendi uyarınca Dairemize ait olmasına rağmen, mahalli mahkemece talebin kabulü yönündeki kararı doğru değil ise de, ibraz edilen belgelerden 6100 sayılı HMK'nın 334. maddesi koşullarının oluştuğu anlaşıldığından mümeyyiz davalıların adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilip temyiz incelemesine geçilmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre mümeyyiz davalı ... vekili ve davalı ...'nın bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyizlerin adli yardım talebinin kabulüne, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar ... vekili ve ...'nın bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 16.973,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden ayrı ayrı ve takdiren HMK'nın 339. maddesi uyarınca bir yıl içinde aylık eşit taksitler halinde alınmasına, 12/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.