Taraflar arasında görülen dai’nce verilen 06/06/2012 gün ve 2009/422-2012/114 sayılı kararı onayan Daire’nin 12/11/2013 gün ve 2013/4535-2013/20296 sayılı kararı aleyhinde asıl ve birleşen davanın davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, dannesi ...'in müteveolduklarını, murisin vefatından sonra kendilerine şirketle ilgili olarak herhangi bir bilgi verilmediğini, çektikleri ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, TTK'nın 548/2 ve BK'nın 531. maddesi gereğince davacı ortaklara şirketin denetlenmesi için izin verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına gdosyasında ve bu dosya ile birleş0 nolu dosyasında davacıların aynı oluşu, davalı şirketin başka bir şirket oluşu, dava konusunun aynı oluşu ve mahkemelerin verdiği ret kararlarının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nce bozulması ve bozmaya gerekçe olarak da TTK'nın 548/1. maddenin yorumunda hataya düşülmesinin ve hatta davacının şirketin kayıtlarının incelenmesi için davadan önce davalıya ihtarname çekmesinin hayatın olağan akışına göre taraflar arasında şirket kayıtlarının incelenmesi hususunda bir muarazanın çıktığının delili olarak kabul edilmiş olmakla, somut olayda davacı dava açmadan önce murisinden intikal eden paylar nedeniyle davalı şirkette ortak olduğunu, kendisi ile birlikte birleşen dosyada velayeti altında kızı için de aynı durumun söz konusu olduğunu 15.05.2007 tarihinde ölümünden beri şirkete hiç sokulmadığını, şirketin hiçbir faaliyeti ile ilgili olarak bilgilendirilmediğini, bu nedenle bu maddeler kapsamında denetime izin verilmesini istediğinden; davacı tarafın şirket kayıtlarının incelenmesine ilişkin isteminin davadan önce ihtarname çekerek davalıya bildirme lüzumu hissetmesi karşısında hayatın olağan koşullarına
.../...
-2-
göre taraflar arasında şirket kayıtlarının incelenmesi hususunda bir muarazanın çıktığını ilke olarak kabulünün gerektiği, davacının TTK'nın 548/2 ve BK'nın 531. maddelerine göre kayıtlarını inceleme hakkı bulunduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların kabulüne dair tesis edilen karar, asıl ve birleşen davanın davalısı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Asıl ve birleşen davanın davalısı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davanın davalısı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davanın davalısı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınaraydedilmesine, 25/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy